KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2015/636 E., 2015/6275 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2015
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 30.09.2014
- Numarası
- 2014/1157-2014/319
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat F..H..E..ile davalı vekili Avukat E..Ç.. geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Davada, eser sözleşmesinden kaynaklandığı iddia olunan iş bedeli alacağının tahsili istemi ile başlatılan ilâmsız icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptâli ile takibin devamı ve %40'tan az olmamak üzere icra inkâr tazminatının tahsili istenmiş; davalı cevabında, taraflar arasında akdî ilişki bulunmadığını, takip dayanağı faturaya da süresinde itiraz edilerek iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiş; mahkemece akdî ilişkinin yazılı delil ile ispatlanamadığı, yemin teklif etme hakkının da kullanılmayacağının bildirildiği gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun kanıtlanamaması nedeniyle dava reddedilmiş ve davacının takipte haksız ve kötüniyetli olduğu kabul edilerek %40 oranında 10.373,61 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. İcra İflas Kanunu'nun 67/II. maddesi uyarınca takip alacaklısının kötüniyet tazminatına mahkum edilebilmesi için takibinde hem haksız, hem de kötüniyetli olması gerekir.
Yapılan yargılama sonunda davacının icra takibinde haksız olduğu subuta ermiş ise de, kötüniyetli olduğuna dair dosyada bir delil bulunmamaktadır. Mahkemece davacının kötüniyetli olduğu kabul edilmiş ise de; bu sonuca nasıl varıldığı somut olarak açıklanmamış, delilleri de gösterilmemiştir.
Dosyadaki deliller davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu kabule yeterli olmadığından ve kötüniyet tazminatının yasal koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulü doğru olmamıştır.
3-Mahkemece dava akdî ilişkinin kanıtlanamaması nedeni ile reddedilmiş ve davalı yararına 3.112,09 TL nispi vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Akdî ilişkinin kanıtlanamaması nedeniyle verilen red kararlarının taraf sıfatı yokluğu nedeniyle verilen red kararları kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesine göre husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde hüküm altına alınacak vekâlet ücreti tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemeyeceğinden mahkemece 1.500,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu miktarın aşılarak fazlaya hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Kararın yukarıda 2 ve 3. bentlerde yazılı nedenlerle bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollaması ile uygulanması gereken mülga 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın değinilen yönlerden düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2015/636, K. 2015/6275, 9 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama