KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2016/1695 E., 2016/3777 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup mahkemece ıslah da dikkate alınarak davanın kabulüne dair verilen karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince;
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak “34.000,00 TL hakediş alacağının davalının temerrüde düşürüldüğü 27.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından kısa vadeli avanslara uygulanacak ticari faiz oranı üzerinden davalıdan tahsiline” karar verilmesi istenmiş,
09.04.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde 34.000,00 TL olarak talep edilen miktar 116.060,92 TL artırılmak suretiyle toplam 150.060,92 TL alacağın davalı şirketin temerrüde düşürüldüğü tarih olan 27.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından kısa vadeli avanslara uygulanacak ticari faiz oranı üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Mahkemece “davanın ıslah edilmiş hali ile kabulüne 150.060,92 TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağın 34.000,00 TL'sine temerrüdün oluştuğu 07.09.2012 tarihinden itibaren, 116.060,92 TL'sine ise ıslah tarihinden itibaren değişik oranlarda avans faizi işletilmesine” karar verilmiştir.
Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 101/1. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceğinden, temerrüt ihtarla tanınan ödeme süresinin sonunda veya aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca borcun ifa edileceği gün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmiş ise o tarihte oluşur.
Dosya kapsamından davacının. Noterliği'nin gün ve yevmiye nolu ihtarnamesiyle davalıdan 340.000,00 TL iş bedelinin ödenmesini istediği, bu ihtarnamenin davalıya 27.08.2012 tarihinden tebliğ edildiği, davalının tebliğ tarihine ihtarnamede tanınan 10 günlük sürenin eklenmesiyle bulunan 07.09.2012 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmaktadır.
Bu nedenle ıslahla artırılan miktar için de davalının temerrüde düştüğü 07.09.2012 tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerekirken daha sonraki ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması doğru olmamıştır.
Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2016/1695, K. 2016/3777, 30 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama