KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2016/352 E., 2017/1958 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve davalının icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulmasına dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
...-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
...-Sözleşme ....04.2011 tarihlidir. ........ maddesinde iş bedeli olan 90.000,00 TL'nin ... eşit taksit halinde aylık ....500,00 TL nakit veya kısa vadeli çekler ile ödeneceği kararlaştırılmış ve ....... maddesinde KDV'nin sözleşme bedeline dahil olmayıp iş sahibince yükleniciye ödeneceği kabul edilmiştir.
Sözleşmede taksitlerin hangi tarihte başlayacağı belirtilmemekle birlikte sözleşme tarihinde başlayacağı kabul edilse dahi ... aylık son taksit süresi ....03.2012 tarihinde dolmaktadır. Ödenmesi taksite bağlanan alacaklarda sözleşmede aksine hüküm bulunmadığından ancak vadesi geldiği halde ödenmeyen alacakların tahsili talep edilebilir. Vadesi gelmeyen alacaklar muaccel olmadığı ve sözleşmede aksi kararlaştırılmadığından istenmesi mümkün değildir. Dava itirazın iptâli davası olduğundan alacağın muaccel (istenebilir) olup olmadığının icra takip tarihi itibariyle belirlenmesi gerekir. ....01.2012, ....02.2012 ve ....03.2012 tarihlerinde ödenmesi gereken KDV hariç ....500,00 TL vadesi gelmediğinden ....01.2012 icra takip tarihi itibariyle muaccel olmamıştır.
Bu durumda mahkemece hesaplanan ve hüküm altına alınan alacak miktarı takip tarihi itibariyle istenebilir olmayan KDV hariç ....500,00 TL'den az olduğundan davanın reddine karar verilmesi yerine bu husus gözden kaçırılarak kısmen kabulü ve kabul şekli itibariyle alacağın varlığı ile miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiği ve alınan bilirkişi raporu ile saptandığı gibi
borçlu itirazının önemli bir kısmında haklı olup alacak likid olmadığından koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddi yerine kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2016/352, K. 2017/1958, 8 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama