KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2016/3786 E., 2017/3588 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Davalı vekili ile ilişkili kurum yetkilisi gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Davacı ... İnş. Taah. Mad. Gıda Tem. Ev Ger. Tic. ve San. Ltd. Şti. olduğu halde karar başlığında temsilcisi olan ...'ın adının yazılmış olması maddi hataya dayalı olup, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Dava, eser sözleşmesinin haksız feshedildiğinin tespiti ve eski hale iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece işin esası incelenip alınan bilirkişi raporlarına itibar edilmek suretiyle davalı iş sahibinin sözleşmeyi fesihte haklı olduğu kabul edilerek davacının, sözleşmelerin haksız feshedildiğinin tespiti ve eski hale iadesi taleplerinin reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-h maddesinde dava şartları arasında davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması da sayılmış olduğu gibi aynı Kanun'un 106/2 maddesi hükmünce de tespit davası açanın kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında davayı açmakta hukuken korunmaya güncel bir yararı bulunması gerektiği ve davacının eldeki davada feshin sonucuna bağlı olarak eda istemli bir talebi bulunmadığı, feshin haklı olup olmadığı açılacak eda davasında tartışılacağından, davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davanın reddi yerine esastan reddi usul ve yasaya aykırı olmuş ise de; verilen ret kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan 6100 sayılı HMK'nın
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2016/3786, K. 2017/3588, 24 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama