KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2016/5384 E., 2017/3164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptâli davası olup, mahkemece verilen kısmen kabul kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle kabul edilen alacağa takip tarihinden itibaren yıllık 17,75 oranını geçmemek koşuluyla değişen oranlarda avans faizi uygulanacağının tabii bulunmasına göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine gerekmiştir.
2-Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan, işin ifası sonucu cari hesap alacağına ilişkin başlatılan takibe itirazın iptâli ve %40 icra inkâr tazminatına ilişkin olup, davalı ise yüklenicinin sözleşme konusu işi eksik, ayıplı ifa ettiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiş. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İİK'nın 67/II. maddesi uyarınca alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için takibe itirazın haksız olması yanında alacağın likid (hesaplanabilir) olması zorunludur. Alacak miktarının likid olmadığı, bilirkişi raporuyla belirlendiği hallerde borçlunun takibe itirazında haksız olduğu kabul edilemez.
Alacağın miktarının istenebilir olup, olmadığı yapılan yargılamada alınan 25.12.2015 tarihli bilirkişi raporu ile saptandığı ve davalının itirazının 4.799,18 TL’lik kısmında haklı olduğu kabul edilmiş olup, itirazında tamamen haksız olmadığı ve alacak yargılamayı gerektirdiğinden ve likid olmadığından davacının şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz istemi kabul edilerek 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2016/5384, K. 2017/3164, 27 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama