KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2020/2027 E., 2021/396 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
583 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalılar ..., ..., ..., ..., ..., Lütfü Özgüven hakkındaki manevi tazminat davasının reddine, davalı ... Yapı Malz. Tes. Ltd. Şti. hakkında yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, dahili davalı ... yönünden usulden reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde davacılar ile davalı ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, destekten yoksunluk ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece bir kısım davalılar yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden manevi tazminatın kısmen kabulüne, maddi tazminatın ise davacı ... ve ... yönünden kısmen kabulüne dair verilen hüküm davacılar vekili ve davalılardan ... vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılar, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Yerel mahkemece verilen ilk hüküm davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiştir. Temyiz edilen bu hüküm, Dairemizin 2015/3339 Esas 2016/3 Karar sayılı ve 11.01.2016 günlü kararı ile bozulmuş, bozma ilamında davacıların talebinin müştereken ve müteselsilen tahsil niteliğinden olduğundan manevi tazminatın kusur oranına göre tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir.
Bozmaya uyan yerel mahkemece verilen ikinci kararda, ilk hükmü temyiz etmeyen davalı ... Yapı Malz. Tes. Ltd.
Şti. ve davalı şirket yetkilisi ... yönünden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, manevi tazminat bakımından ise davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 12.000,00 TL davacı ... için 8.000,00 TL olmak üzere toplam 35.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 26/04/2005'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile, bu davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
HMK’nın 297. maddesine göre; hükümde tarafların iddia ve savunmaları özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler yer almalı ve sonuç kısmında da taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi yani açık ve infazda tereddüt yaratmayacak nitelikte karar verilmesi gereklidir.
Somut olayda davalı yüklenici ... aleyhine manevi tazminata ilişkin kurulan hüküm, ilk hükmü temyiz etmeyen ve haklarında yeniden hüküm tesisine yer olmayan davalılar ile birlikte değerlendirildiğinde infazda tereddüt ve tahsilde tekerrür yaratacak nitelikte olup, belirtilen nedenlerle manevi tazminata ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Hükmün bu sebeple bozulması gerekir ise de; düşülen bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken mülga HUMK’nın geçici 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2020/2027, K. 2021/396, 22 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama