İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Ceza Dairesi

YARGITAY · 16. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2015/1229 K.2016/1182

İftira ve yalan tanıklık suçlarından şüpheliler ..., ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24.09.2013 tarihli ve 2013/22699 soruşturma 2013/19933 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair…

Esas2015/1229Karar2016/1182Tarih23 Şubat 2016Okuma5 dk · 996 kelime

KÜNYE

16. Ceza Dairesi 2015/1229 E., 2016/1182 K.·Talep:

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Şubat 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

996 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

İftira ve yalan tanıklık suçlarından şüpheliler ..., ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24.09.2013 tarihli ve 2013/22699 soruşturma 2013/19933 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik müşteki tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2013 tarihli ve 2013/1352 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre;

... 1. Aile Mahkemesinin 2013/261 sırasında kayıtlı boşanma davasında, şüphelilerden ...'ın iftira attığı diğerlerinin ise yalan tanıklık yaptıkları iddiası üzerine yürütülen soruşturma sonucu, şüpheliler hakkında kamu davası açmayı haklı gösterecek delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.

Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14.11.2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bahse konu dava dilekçesinde, müştekinin ...i Kooparatifi ödemelerinin 1/3'ünü yaptığı hâlde tam ödenmiş gibi makbuz düzenlediği,

dolayısıyla ödeme makbuzlarının sahte olarak tanzim olunduğunun iddia edildiği, diğer şüphelilerin de 17.06.2013 tarihli celsede bu hususu doğrular mahiyette beyanda bulunarak yalan tanıklık yaptıklarını belirterek müştekinin şikayetçi olduğu, soruşturma esnasında şüphelilerin ifadesinin tespit edildiği ve anılan dava dosyası sureti celp edildiği, söz konusu ödemelerin miktarı, ifa zamanı ve makbuzların sahteliği konusunda araştırma yapılmadığı gibi, makbuzlardaki ödeme miktarlarının doğru olmadığını beyan eden anılan Kooperatifin başkanının dinlenmesi gerektiği, dolayısıyla şikâyetçinin yaptığı şikâyet üzerine eksik araştırma yapıldığı,

ortada 5271 sayılı Kanuna uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanunun 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 16.01.2015 gün ve 94660652-105-38-4303-2014-1538/3755 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.01.2015 tarih ve 2014/23286 sayılı tebliğnamesi ile bozma talep edilmiş olmakla dosya incelenerek gereği düşünüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA

I) Olay:

Müşteki ... Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben 08.07.2013 tarihli şikayet dilekçesinde şüphelilerden ...'ın davacı olduğu ... 1. Aile Mahkemesinin 2013/261 esas sayılı boşanma davasında sunmuş olduğu dava dilekçesinde müştekinin ...i Kooparatifi ödemelerinin 1/3'ünü yaptığı hâlde tam ödenmiş gibi makbuz düzenlediği, dolayısıyla ödeme makbuzlarının sahte olarak tanzim olunduğunun iddia edildiği,

ayrıca 17.06.2013 tarihli duruşmada tanıklık ..., ..., ... ve ...'in kooperatife üye olduğu zamanda üyelik aidatlarını yatırmadığına ve sahte makbuz düzenlediği yönündeki ifadelerine istinaden iftira ve yalan tanıklıktan dolayı şüphelilerin cezalandırılması için şikayetçi olduğu olayda, iftira ve yalan tanıklık suçlarından şüpheliler ..., ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda ...

Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24.09.2013 tarihli ve 2013/22699 soruşturma 2013/19933 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik müşteki tarafından yapılan itiraz incelemesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2013 tarihli ve 2013/1352 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar vermiştir.

II) Kanun yararına bozma istemine ilişkin uyuşmazlığın kapsamı:

Dosya kapsamına göre, ... 1. Aile Mahkemesinin 2013/261 sırasında kayıtlı boşanma davasında, şüphelilerden ...'ın iftira attığı diğerlerinin ise yalan tanıklık yaptıkları iddiası üzerine yürütülen soruşturma sonucu, şüpheliler hakkında kamu davası açmayı haklı gösterecek delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.

Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14.11.2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bahse konu dava dilekçesinde, müştekinin ...i Kooparatifi ödemelerinin 1/3'ünü yaptığı hâlde tam ödenmiş gibi makbuz düzenlediği,

dolayısıyla ödeme makbuzlarının sahte olarak tanzim olunduğunun iddia edildiği, diğer şüphelilerin de 17.06.2013 tarihli celsede bu hususu doğrular mahiyette beyanda bulunarak yalan tanıklık yaptıklarını belirterek müştekinin şikayetçi olduğu, soruşturma esnasında şüphelilerin ifadesinin tespit edildiği ve anılan dava dosyası sureti celp edildiği, söz konusu ödemelerin miktarı, ifa zamanı ve makbuzların sahteliği konusunda araştırma yapılmadığı gibi, makbuzlardaki ödeme miktarlarının doğru olmadığını beyan eden anılan Kooparatifin başkanının dinlenmesi gerektiği, dolayısıyla şikâyetçinin yaptığı şikâyet üzerine eksik araştırma yapıldığı,

ortada 5271 sayılı Kanuna uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanunun 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılması gerektiğine ilişkindir.

III) Hukuksal Değerlendirme:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." hükmü düzenlenmiştir.

İncelenen dosya kapsamına göre somut olayda, şüpheli ..., eşi olan müşteki ...'ın ...i Kooperatifine aidet ödemesi yaparken 1/3'ünü ödediği halde tamamını ödemiş gibi sahte makbuz düzenlendiğinin iddia edilmesi, bu durumda diğer şüphelilerce tanık sıfatı ile verdikleri ifade ile doğrulanması karşısında;

1-Müşteki veya şüpheli ...'nın adı geçen kooperatife üye olup olmadığı,

2-Üye aidatlarının tamamen mi kısmen mi ödendiği ve ödeme tarihleri,

3-Kooperatif başkanı veya diğer yetkililerin dinlenmesi, kooperatif belgelerinin incelenerek gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılarak iddia ve savunma doğrultusunda tüm deliller toplandıktan sonra şüpheliler hakkında kamu davası açılması için yeterli delil elde edilmesi halinde kamu davası açması aksi takdirde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile karar verilmesinde isabet görülmediğinden,

İsabet görülmediğinden anılan kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi uygun görülmüştür.

IV) Sonuç ve karar:

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi yerinde görüldüğünden, ... Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2013 tarihli ve 2013/1352 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2015/1229, K. 2016/1182, 23 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Ceza Dairesi
Esas No
2015/1229
Karar No
2016/1182
Tarih
23 Şubat 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2015/1232 K.2016/2060
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/1232 K.2016/1704
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2015/1233 K.2016/1814
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/1234 K.2016/1870
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/1235 K.2016/5331
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2015/1236 K.2016/1442

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.