KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2015/4614 E., 2016/939 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hakaret, 2911 sayılı Kanuna aykırılık
- Hüküm
- -TCK’nın 125/1-3-a-4, 43/1, 62, 53/1-2-3, 63.
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma
maddeleri uyarınca mahkumiyet -2911 sayılı Kanunun 27. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 34/1. cümle, TCK’nın 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Hakaret suçuna yönelik temyiz isteminde;
6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi daha çok “düşünce ve kanaatin açıklanması yöntemine” yoğunlaşmışsa da, düşünce ve kanaat açıklama yöntemleri bağlamında ele alınabilecek suçların işlenme biçimleri ve bu suçların nitelikleri dikkate alındığında; yöntemin her durumda düşünce ve kanaatin içeriğinden ayrıştırılamadığı, bağımsız olarak ele alınamadığı; aksine tutumun kanunun genel gerekçesi ve ifade özgürlüğünün ödev ve sorumluluk yükleyen özüne aykırı olacağı ve sanığın kaba sövme niteliğindeki sözlerinin "sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleri" ile işlenen suç bağlamında 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- 2911 sayılı Kanuna aykırılık suçuna yönelik temyiz istemine gelince;
Sanığa yüklenen suçun tarihi, işlenme yöntemi ve temel şekli itibariyle gerektirdiği cezanın süresine göre; hükümden önce 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında kaldığı ve anılan maddenin birinci fıkrasının "b" bendinde yer alan "kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir" şeklindeki düzenleme karşısında; sanık hakkında açılan davaya ilişkin olarak kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2015/4614, K. 2016/939, 9 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama