KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2018/6367 E., 2020/1983 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2017 tarih ve 2017/134 - 2017/168 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3, 5, TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince sanık ... yönünden hükmedilen 7 yıl 6 ay, diğer sanıklar yönünden hükmedilen 6 yıl 3 ay, hapis cezalarına
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
ilişkin yapılan istinaf başvurularının esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
I- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde
Ceza Muhakemesi Kanununun 298. maddesinin, "Yargıtay, süresi içinde temyiz başvurusunda bulunulmadığını, hükmün temyiz edilemez olduğunu, temyiz edenin buna hakkı olmadığını ya da temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğini saptarsa, temyiz istemini reddeder" şeklindeki hükmü karşısında; sanık müdafiince verilen 12.06.2018 tarihli temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediği anlaşılmakla, Sanık müdafiinin temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Diğer sanıklar hakkında kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde
Dosya kapsamı nazara alındığında diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, temyiz incelemesi aşamasında dosyaya gönderildiği anlaşılan ve sanıklar ... ile ...’ın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar Seçkin Çoban ve ... ile sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddine, ancak;
1- Gerekçeli karar başlığında sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden 06.12.2016 olan suç tarihinin “06/12/2016 ve öncesi”, sanık ... yönünden 25.01.2017 olan suç tarihinin “25/01/2017 ve öncesi”, sanık ... yönünden 10.12.2016 olan suç tarihinin “10/12/2016 ve öncesi”, sanık ... yönünden 01.02.2017 olan suç tarihinin “01/02/2017 ve öncesi”, sanık ... yönünden 23.12.2016 olan suç tarihinin “23/12/2016 ve öncesi” olarak gösterilmesi,
2- Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanıklara verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanunun 5. maddesi olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar .... ve ... ile sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK'nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, tüm sanıklar yönünden hükmün karar başlığından "ve öncesi" ibarelerinin çıkartılması;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2018/6367, K. 2020/1983, 12 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama