KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/3821 E., 2020/5465 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2018 tarih ve 2017/36 - 2018/65 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/7-9, 63 maddeleri uyarınca hükmedilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf isteminin esastan reddi
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından sanıklar ..., ... ve sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK'nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanıklar hakkında disiplin dosyası temin edilip incelenmeden soyut olarak KHK ile çalışılan kurumdan ihraç edilmelerinin, sanık ...
ve ...'ın çocuklarını örgütle iltisaklı okula göndermelerinin, sanıklar ... ve ...'in örgüt liderinin talimatı üzerine hesap açtığı, işlem yaptığı yönünde delil bulunmayan Bank Asya nezdindeki mutad hesap kayıtlarının müsnet suç yönünden delil ve örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar ..., ... ve ...'in polis memuru olmalarına karşın gerekçeli kararda başkomiser olduklarının belirtilmiş olmasının zuhulen yazıldığı belirlenmekle;
Tüm dosya kapsamı gözetilerek diğer delillerin atılı suçun sübutu ve cezanın belirlenmesi açısından yeterli olduğu görülmekle, sanık ...'nın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının gelmesi beklenilmeden karar verilmesi, keza Maliye Bakanlığı Mali Suçlar Araştırma Kurulunca gönderilen ve sanıklar ile FETÖ/PDY terör örgütü ile ilgili hakkında işlem yapılan kişiler arasındaki EFT ve havale şeklindeki para alışverişlerine yönelik tespitlerin, sanık savunmaları karşısında, mahkemece hükme esas alınması sonuca etkili bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/3821, K. 2020/5465, 9 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama