KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2019/972 E., 2019/3755 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2018 tarih ve 2017/117 - 2018/107 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 62, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme istemlerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ile çelişmeli yargılama ilkeleri doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanıp bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre çocuklarını örgüte müzahir okula göndermenin örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin karar başlığında suç tarihi “15.07.2016” olarak gösterilmiş ise de, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olduğu ve temadinin yakalanma ile kesildiği de nazara alındığında, suç tarihinin “24.07.2016” olarak mahallinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiş, dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, bylock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiş, adli emanette bulunan dijital materyallere ilişkin mahallinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/972, K. 2019/3755, 22 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama