KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/1055 E., 2007/992 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2007
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 103 ada 150 parsel sayılı 6746.38 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazın metruk yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesinde yazılı zilyetlikle taşınmaz edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır.
Keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler taşınmazın davalının dedesi ...'a iskanen verilen yer olduğunu o zamandan da Rumlardan kalma zeytin ağaçları bulunduğunu, zemindeki ağaçlarıda 50- 60 yıl önce davalının babası ...'ın diktiğini beyan etmişler, fen bilirkişi 24.8.2006 tarihli raporunda 103 ada 95 nolu parselin tespit tapu kaydının kuzey sınırında ... olarak 103 ada 150 nolu parselin kök malikini okuduğunu bildirmiştir.
Davalının dedesi ...'a ait taşınmazla ilgili iskan kaydı olup olmadığı ve ... ile davalı arasındaki irs ilişkisi araştırılmamıştır.
O halde davalıya ... ile arasındaki irs ilişkisini kanıtlaması için süre verilmeli, dedesi ... adına iskan kaydı olup olmadığı araştırılmalı, varsa iskan kaydı ve haritası ile ilgili belgeler getirtilerek taşınmaz başında yeniden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişilerle, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, teknik ve üç kişilik ziraatçi bilirkişiler huzuru ile keşif icra olunmalıdır.
Keşif sırasında getirtilen iskan kaydı hudutları tek tek okunmak ve komşu parsel kayıtlarından da yararlanılmak suretiyle mahalline uygulanmalı, tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmeli, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, ziraatçi bilirkişilerden arazideki zeytinlerin yaş ve adedini bildiren ayrıntılı rapor alınarak, fen bilirkişisinden bu ağaçların yerlerini düzenleyeceği krokide göstermesi istenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2007/1055, K. 2007/992, 29 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama