KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/247 E., 2007/143 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2007
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
625 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 209 ada 25 ve 28 parsel sayılı 11059.23 ve 14.808.24 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 25 nolu parsel 4753 sayılı Yasa’ya göre ... ve ... adına, 28 nolu parselin ... adına belirtmesinin yapıldığı ancak 1976 yılında terk edilmeleri nedeniyle ham toprak vasfı ile davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde babasının sağlığında taksim ettiği ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Yargılama sırasında ... ve ... 25 nolu parselde davacı ile 1/3 eşit paya sahip oldukları iddiasına dayanarak davaya katılmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ve çekişmeli 209 ada 25 nolu parselin eşit paylarla ... çocukları ..., ..., ... ve ... adlarına tesciline, 209 ada 28 nolu parselin tesbit gibi davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ve müdahiller vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, temyize konu 209 ada 28 numaralı parsel üzerinde davacı ve müdahiller yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi, tanık anlatımı ve uzman bilirkişi raporuyla belirlendiğine göre davacı ve müdahillerin 28 numaralı parsele ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün bu parsel yönünden ONANMASINA.
2-Hazine vekilinin 209 ada 25 numaralı parsele ilişkin temyizine gelince; mahkemece davaya konu parselin tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının adına tescil kararı verilenler yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır.
Dava ve temyize konu 209 ada 25 numaralı parsel ham toprak vasfıyla Hazine adına tesbit edilmiş, davacılar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış, mahkemece yukarda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
Anılan parsel yönünden davacıların talebinin kabulü yönünde hüküm kurulmuş ise de; tesbit bilirkişilerinin dinlenmemesi, taşınmazın niteliğinin belirlenmesi bakımından uzman ziraatçi bilirkişinin mütalaasının alınmaması, taşınmazın etrafının kamu orta malı mer’a ile çevrili olması nazara alınarak yerel bilirkişi ve tanıkların komşu köylerde ikamet eden ve davada yararı olmayan şahıslar arasından seçilmesi gerektiğinin nazara alınmaması sebebiyle mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı bulunmaktadır.
Bu tür eksik ve usule uygun olmayan inceleme sonucunda hüküm kurulması doğru bulunmamaktadır.
Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle tarafların iddia ve savunmalarıyla ilgili tüm delilleri, komşu parsel tutanak ve dayanakları, davaya konu parsel ile komşu parsellerin belirtmelik tutanak ve haritaları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yöntemle tesbit edilecek taraf tanıkları, uzman ve teknik bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir.
Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında davaya konu parselin ve özellikle mer’a olarak sınırlandırılan komşu 23 ve 86 numaralı parsellerin geçmişte mer’a olup olmadığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı,
davalı parselin öncesinin kamu orta malı mer’a niteliği taşıyıp taşımadığı mer’a niteliği taşıyor ise hangi tarihte ve kim tarafından sürülüp ekilmeye başlandığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, tesbite aykırı sonuca varıldığı takdirde belirtmelik ve tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, taşınmazın uzun süre kullanılmamasının terk iradesine dayalı olup olmadığı araştırılıp saptanmalı,
dinlenecek uzman ziraat mühendisinden arazinin niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2007/247, K. 2007/143, 31 Ocak 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama