KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/4664 E., 2007/4684 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2007
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 141 ada 42, 142 ada 2 ve 4, 144 ada 38 ve 40 parsel sayılı 8522.22, 24815.99, 14408.88, 29295.02 ve 45888.01 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar satın alma yolu ile geçen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/3 payı davalı ..., 2/3 payı davalı ... adlarına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde taşınmazların davalılarla birlikte babası tarafından satın alındığına, 1/3'er paylı olarak davalılar ve babasının mirasçıları adına tescili gerektiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli parsellerin 20 yılı aşkın süredir davalıların kullanımında olduğu, davalılar yararına 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 14.maddesindeki koşullar oluştuğundan davanın reddine dair kurulmuş ise de bu kabul eksik incelemeye dayalıdır. Davacı, taşınmazların 1/3'er paylı olarak babası ... ve davalı ... ile davalılar ... ... ve müştereklerinin murisi olan ... ... tarafından 1970 yılında satın alındığını, kardeşinin adam öldürme olayından dolayı 1982 yılında ...
İlçesine taşınıncaya kadar babası tarafından kullanıldığını, zilyetliğin terk edilmediğini, arazilerini sürmelerine hasımlarının engel olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların taşınmazların kullanımına ve bu kullanımın ne şekilde kime ait olduğuna dair beyanları çelişkili olup hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Dinlenen bir kısım tanıklar 1982 yılına kadar kullanımın davacının murisinde olduğunu, yerel bilirkişi ise, 10 yıl öncesine kadar (ölene kadar) davalılar adına davacının murisi tarafından kullanıldığını bildirmiştir. Ancak kullanımın neye istinaden ve kim tarafından ne şekilde olduğu hususunda beyanlar arasındaki çelişkilerin giderilmesine çalışılmamıştır. Yine davacının murisinin zilyetliği terk edip etmediği, bu terkin iradi olup olmadığı üzerinde de durulmamıştır.
Bu nedenlerle mahallinde yeniden keşif yapılarak taşınmazların kimden ne şekilde kime intikal ettiği, satış söz konusu ise, kim veya kimler tarafından ne zaman satın alındıkları, davacının murisinin kullanımın neye istinaden olduğu hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, daha önceki keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıklar ile dinlenmeyen tespit bilirkişisinin de beyanlarına başvurularak beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, taşınmazlarda davacının murisinin satın alma yolu ile geçen hakkının olduğunun belirlenmesi halinde ise,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2007/4664, K. 2007/4684, 26 Kasım 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama