KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/4824 E., 2007/4479 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2007
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 109 ada 74, 75, 76, 77 ve 173 parsel sayılı 5240.37, 1417.30, 2086.94, 1125.57, 3587.51 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir.
Davacı ... tarafından kardeşleri olan davalılar ... ve ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan hisseye yönelik elatmanın önlenmesi davası önce görevsizlik kararı ile Sulh Hukuk Mahkemesine, daha sonra da davaya konu olan taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin tamamı üç pay kabul edilerek 1 payının davacı ..., 1 payının davalı ..., 1 payının da davalı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazların tamamının tarafların müşterek murisine ait olup terekesinin taksim edilmediği gerekçesiyle çekişmeli parsellerin davacı ve davalılar adına tesciline karar verilmiş ise de yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm kurmaya yeterli değildir. Dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının malik haneleri Sulh Hukuk Mahkemesinde davalı olmaları nedeniyle açık bırakılmıştır.
Tutanakların malikhanesi açık bulunan parsellerle ilgili yargılamada 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2. maddesi gereğince taşınmazların gerçek malikinin re'sen araştırılıp kesin olarak belirlenmesi gerekir. Dava konusu taşınmazların 283 sayılı orman parseli içinde kaldığı anlaşıldığı halde mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmadığı gibi, davalı tanıkları dinlenilmeden karar verilmiş olması da isabetsizdir. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez.
Doğru sonuca varabilmek için öncelikle çekişmeli taşınmazların öncesinin kamu orta malı mera, veya orman niteliğinde bulunup bulunmadığının, kesin olarak saptanması gerekir.
Bölgede orman tahdidi yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, kesinleşmiş orman tahdidi varsa haritası yöntemince uygulanarak orman ihtilafı çözümlenmeli, tahdit yapılmamış ise bölgeye ilişkin amenejman planı, memleket haritası ve hava fotoğrafları getirtilerek ormancı bilirkişiden taşınmazın öncesinin orman toprağı olup olmadığı yönünden rapor alınmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların taşınmazın öncesinin orman olup olmadığı yolunda bilgilerine başvurulmalı, ayrıca dava konusu taşınmazı dıştan çevreleyen komşu parsel tutanak ve dayanakları getirtilerek ve zemine uygulanarak bilirkişi ve tanık beyanları denetlenmeli,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2007/4824, K. 2007/4479, 16 Kasım 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama