KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/3237 E., 2008/7420 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2008
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, davalının ödemediği 8.079.050.000-TL aidat borcu nedeniyle yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazının iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin peşin ve sabit ödemeli üye olduğunu ve borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin, davalının peşin üye olmadığı ve davanın alacak davası olduğunun açıklandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 7.523.250.000-TL'nin takip tarihinden aylık %15 faiziyle davalıdan tahsiline ilişkin kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesince bozulmuş, Yargıtay bozma ilamında özetle.
“Mahkemenin aldığı iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi, davalının peşin ve sabit aidat ödemek koşulu ile üye yapılması kararının genel kurulca onaylandığı ve davacının bu üyelik şeklinin ilke olarak oluştuğu gözetilmek sureti ile, davanın bu çerçevede ele alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine" değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, yapılan yargılama sonunda, davalının peşin üye olduğu gerekçesiyle davanın reddine, 3.231,63-YTL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, dava kooperatif aidat borcunun tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; öncelikle dava itirazın iptali davası olarak açılmış, ancak davacının talebi açıklattırıldıktan sonra davaya alacak davası olarak devam edilmiş ve buna göre verilen ilk karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesince bozulduktan sonra davanın reddine karar verilmekle beraber, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiştir.
Oysa dava alacak davası olarak kabul edildikten sonra, artık davanın reddi halinde davalı yararına itirazın iptali davasına konu olabilecek kötüniyet tazminatına hükmedilmesi mümkün değildir. Diğer yandan, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda davalının peşin ve sabit ödeme ile üye olduğu belirlenmiş ve buna göre davalının üyelik aidatından sorumlu olmadığı belirlenmiş ise de; davalı üye olmasa bile
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/3237, K. 2008/7420, 20 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama