KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/3903 E., 2008/8820 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2008
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... ’in üyeliğini devralmak suretiyle davalı kooperatife üye olduğunu, üyelik şartlarını taşıdığını, ancak kooperatifçe üyeliğe kabul edilmediğini ileri sürerek, müvekkilinin üye olarak kaydının yapılmasını ve sıra verilmesi gerektiğinin tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının amacının taşımacılık olmadığını ve bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının tespit davası açmada hukuki yararının bulunmadığı, zarar nedeniyle eda davası açabileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava bir tespit davası olarak nitelendirilerek, davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, bu davada, davacının kooperatif üyeliğini devralması, buna göre kooperatife başvurması, ancak davalı kooperatifin bunu kabul etmemesi üzerine ortaya çıkan muarazanın giderilmesi istenilmektedir.
Mahkemece dava bu şekilde nitelendirilerek, tarafların istem ve savunmasına göre aralarındaki muarazanın giderilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Diğer yandan, davacının istemine göre, kooperatif ana sözleşmesi ile yasa hükümleri uyarınca üyelik şartlarını taşıması halinde, Kooperatif Hukuku’nun temel ilkelerinden biri olan “Açık kapı ilkesi” uyarınca davacının kooperatif üyeliğine kabulü gerekli olup, yönetim kurulunun bu durumda takdir yetkisi bulunmamaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/3903, K. 2008/8820, 31 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama