KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/4139 E., 2009/1703 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2009
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında kooperatif üyeliğine dayalı tazminat istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, davalının ortağı olan müvekkilinin su deposundan ikinci bir saat takarak su aldığını, aldığı suyu ziyan ettiğini, tüm ortakların bu durumdan zarar gördüğünü ileri sürerek, şimdilik 10.000.000.000-TL (10.000,00 YTL) maddi tazminatın temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı, davacının aktif dava ehliyetinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin, davacı kooperatif tasfiye halinde olduğu için aktif dava ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine ilişkin kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesince bozulmuş; bozma ilamında özetle; “kooperatif tasfiye halinde olduğu, ancak ticaret sicilinden henüz terkin edilmemiş olduğundan, davanın bu gerekçeyle reddi doğru olmadığı belirtilerek davanın esasına girilerek görülmesi gereğine” değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, yapılan yargılama sonunda, davalının kaçak su kullanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de; dayanılan gerekçe somut olaya uymamaktadır. Somut olayda davacı kooperatif ile davalı arasında üyelik ilişkisi söz konusu olup, aralarındaki ilişkinin kooperatif anasözleşmesi ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre değerlendirilmesi gereklidir.
Bu bağlamda uyuşmazlığının çözümünde, davalının taşınmaza kuyu kazdırma eyleminin, kooperatif projesine aykırılık oluşturup, oluşturmadığı gözönünde bulundurulmalıdır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/4139, K. 2009/1703, 17 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama