KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/5081 E., 2009/4339 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2009
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında, kooperatif üyeliğinin tespiti ile tapu iptali tescil istemlerine ilişkin davada verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, davalı kooperatifin üyeliğinden haksız olarak ihraç edildiğini, kooperatif genel kuruluna yaptığı itiraza ilişkin olarak bir karar verilmediğini ileri sürerek, müvekkilinin kooperatif üyesi olduğunun tespitine ve kurada çıkan dairenin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, borçlarını ödemediği için davacının kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğini ve ihraç kararının kesinleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı hakkında usulüne uygun olarak alınmış bir ihraç kararının olmadığı ve davacının bir borcunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının kooperatif üyesi olduğunun tespitine, dairenin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti ile buna dayalı olarak davacıya tahsis edilen dairenin tapusunun iptali ve davacı adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçelerle davanın her iki istem bakımından da kabulüne karar verilmiş ise de; bilirkişi raporunda davacın durumuna ilişkin olarak 13.06.2004 tarihli genel kuruldaki görüşmelere göre iki seçimli bir değerlendirme yapılmış, ancak mahkeme kararında bu durumlardan hangisinin kabul edildiği açıklanmadan ve buna göre gerekçesi belirtilmeden karar verilmiştir.
Raporda belirtilen ilk durumun kabulü halinde davacının ihracı genel kurulca iptal edildiğinden, yeniden ihraç prosedürü uygulanmadığından, ortada usulüne uygun bir ihraç kararı bulunmadığından, davacının üyeliğinin tespitine karar verilmesi doğru olacaktır.
Rapordaki ikinci durumun kabulü halinde ise, davacıya gönderilen ihtarnamelerde istenilen borç anlaşılır olmadığı için, ortada usulüne uygun bir ihraç kararı bulunmadığı gerekçesiyle üyeliğin tespitine karar verilmesi yine doğru olacaktır. Bununla birlikte, kararın gerekçesinde davacının ihraç edilmesi, hakkın kötüye kullanılması olarak kabul edilmiş ise de.
1998 tarihli 53.000.000-TL ödenmesine ilişkin genel kurul kararının iptali için açılan dava reddedildiğine göre, davacının bu ödemeyi yapmaması nedeniyle ihraç edilmesinin hakkın kötüye kullanılması olarak kabulü isabetsizdir. Bu itibarla davacının kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verilmesi sonucu itibarıyla doğru olduğundan, davalı vekilinin bu isteme ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Ancak, davacının tapu iptali ve tescil istemi bakımından, yargılama sırasında davacının kooperatife borcu olduğu belirlendiğine göre, mahkemece bu ikinci istemin reddine karar verilmesi gerekir. Çünkü kooperatif üyeliğine dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteminde bulunulabilmesi için, diğer şartların yanında talepte bulunanın kooperatife bir borcunun da bulunmaması gerekir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/5081, K. 2009/4339, 16 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama