KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/5102 E., 2009/4849 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2009
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif nezdinde iki adet üyeliğinin bulunduğunu, bildirilen aidat bedellerinin ödendiğini, ancak daha sonra haricen ihraç edildiğini öğrendiğini ileri sürerek, haksız olarak alınan ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kooperatife en son 06.09.1999 tarihinde ödeme yaptığını, önce iki olan üyelik adedini teke düşürmek istediğini bildirdiğini, ancak bundan sonra da bir ödeme yapmadığını, bu yüzden kendisine iki ayrı ihtarname gönderildikten sonra 10.10.2000 tarihinde üyelikten ihraç edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının üyesi olduğu kooperatif ile 6 yıl boyunca ilişkiye girmemiş olması nedeniyle ihraç kararının kesinleşmiş olduğu gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın ihraç kararından 6 yıl sonra açılması nedeniyle, MK'nın 2 maddesine göre artık ihraç kararının kesinleştiğinin kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; somut olayda davacının eşinin kooperatifin eski yöneticisi ve arsa sahiplerinden biri olduğu, davacının eşi ile kooperatif arasında alacak davası olduğu, bu süreçte davacıya ihraç kararından haber verilmediği, aidat borcunun eşinin alacağından mahsubunun söz konusu olacağı şeklinde kandırıldığı ve bu amaçla tanık dinletmek istedikleri savunulmuştur.
Diğer yandan kooperatifte inşaat işlerinin sonuna gelindiği, üyelerden genel giderler için az miktarda aidat alındığı ileri sürülmüş olup, dosyadaki belgeler de bu iddiayı doğrulamaktadır. Tüm bu iddiaların doğru olması halinde, ihtarnamelerin davalıya tebliğ edilememiş olmasına rağmen davanın 6 yıl sonra açılmış olmasının MK'nın 2. maddesine aykırılık oluşturacağının kabulü isabetsizdir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/5102, K. 2009/4849, 30 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama