KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/5474 E., 2009/6210 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar vekili, müvekkillerinin sözleşmelerden ve yasadan doğan haklarının korunması için davalı kooperatif tarafından tek taraflı olarak gerçekleştirilen kura çekimi işleminin iptalinin gerektiğini ileri sürerek, 17.07.2005 tarihli genel kurulda kura çekimi ile ilgili olarak alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıların iddialarının haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacı şirket bakımından kooperatif ortağı olmaması nedeniyle genel kurul kararının iptali davası açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet yokluğundan ve davacı ... bakımından ise genel kurulda alınan kararlara muhalefeti bulunmadığı gerekçesiyle esastan reddine ilişkin kararı, Davacı ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 11. HD'nce bozulmuştur. Yargıtay bozma ilamında özetle.
“Mahkemece, genel kurul toplantısına ait toplantı tutanağı, hazirun cetveli ve toplantıya çağrıya ilişkin belgeler dosyaya getirtilerek ...’ın davaya konu genel kurul toplantısına usulüne uygun olarak çağrılıp çağrılmadığının belirlenmesi, çağrının usulüne uygun yapılmadığının veya hiç yapılmadığının belirlenmesi ve bu nedenle temyiz eden davacının toplantıya katılmadığının anlaşılması halinde muhalefet şerhinde bulunulmasına ilişkin dava koşulu aranmaksızın iptal davası açabileceğinin kabulü ile uyuşmazlığın esasına girilerek iptal isteminin yerinde olup olmadığının yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi;
davacının, çağrı yapılmaması veya usulsüz yapılmasına rağmen toplantıya katıldığının belirlenmesi halinde ise; bu kez davaya konu yapılan kararlara usulüne uygun şekilde muhalefeti bulunup bulunmadığı belirlenerek iptal davası açmaya hakkı olup olmadığının tespit edilmesi, adı geçen davacıya usulüne uygun çağrının yapılmasına rağmen toplantıya katılmadığının anlaşılması halinde ise iptal davası açma hakkı bulunmadığının kabulü gerektiğine" değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının genel kurula çağrılmaması nedeniyle dava açma hakkının bulunduğuna, ancak alınan kararların iptalini gerektirir bir durum bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili ile müdahiller vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/5474, K. 2009/6210, 6 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama