KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/1851 E., 2009/2162 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2009
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Denizbükü Köyü 104 ada 25 ve 44, 106 ada 4, 108 ada 3, 109 ada 1 ve 110 ada 5 parsel sayılı 230.45 ve 404.65, 1611.31, 218.67, 2782.43 ve 1214.14 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ile Yakabaşı Köyü 126 ada 29 ve 35, 134 ada 2 ve 21, 135 ada 15 parsel sayılı 3408.50 ve 834.46, 3399.10 ve 2374.38, 1162.84 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Mustafa oğlu ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... kızı ..., yasal süresi içinde Çekişmeli taşınmazların ortak muris Kamil oğlu ... mirasçıları adına tescili gerektiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parsellerin tespit gibi davalı ... oğlu ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Kamil oğlu Mustafa’nın ölümünden sonra taşınmazları davalının kullandığı, kullanıma herhangi bir itirazın olmadığı, bu durumun taraflar arasında paylaşma yapıldığının karinesi olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; mahkemenin kabul ve değerlendirmesi dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazların muris Kamil oğlu ...’dan kaldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, murisin ölümünden sonra terekesinin usulune uygun biçimde paylaşılıp, paylaşılmadığı ve taşınmazlar üzerinde davalı yararına müstakil edinme koşullarının oluşup oluşmadığı hususundadır. Dinlenen yerel bilirkişiler ve tespit bilirkişileri, taraflar arasında paylaşma olup olmadığını bilmediklerini bildirdikleri gibi davalı da paylaşma savunmasında bulunmamıştır.
Davalı ve davalı vekili, muris Mustafa’nın ölümünden sonra bir süre kullanılmayan taşınmazları müstakil zilyetlik iradesiyle kendisinin sahiplenmeye başladığını bildirmiştir. Murisin ölümünden sonra, davalının yaşının küçük olması, davacı ile diğer kız çocuk ...’nin evli olmaları nedeniyle bir dönem kullanılmayan taşınmazları davalının yeniden kullanmaya başlaması halinde, müstakil zilyetlikten söz edilemez.
İştirak halindeki mülkiyet devam ettiği sürece, ilke olarak mirasçılarından birinin kullanımının tereke adına olduğunun kabulü gerekir. Bu durumun aksi zilyed tarafından kanıtlanmamıştır. Taraflar arasında usulen yapılmış bir taksim bulunmadığına göre aralarındaki mülkiyet ilişkisi halen iştirak halindedir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/1851, K. 2009/2162, 2 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama