KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/3587 E., 2009/4790 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2009
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 110 ada 54 ve 56 parsel sayılı 19.232,33 ve 152.214,72 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar toprak tevzii çalışmaları sonucu oluşan tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... yasal süresi içinde irsen intikal, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 110 ada 54 sayılı parselin tamamı ile 110 ada 56 sayılı parselin fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümünün davacı ... adına, geriye kalan bölümünün davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ... vekilinin 110 ada 56 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-) Davalı Hazine temsilcisinin ekişmeli 110 ada 54 sayılı parsel ile 110 ada 56 sayılı parselin (B) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince.
Mahkemece davacı dayanağı 1939 tarih 143 ve 144 tahrir nolu vergi kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara uyduğu kabul edilerek gayrisabit hudutlu olan vergi kayıtlarının miktarı ve Hazine’ye ait tevzii tapusunun oluştuğu tarihten geriye doğru davacının 20 yılı aşkın zilyetliği nedeniyle belgesiz limiti gözetilerek zilyetlikle edinebileceği yerin davacı adına tesciline dair hüküm kurulmuş ise de değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmadığı gibi yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1964 tarihinde yapılan Toprak Tevzii Çalışmalarında çekişmeli 110 ada 54 ve 56 sayılı parsellere belirtmelik tutanağında 523 ve 525 parsel numarası verilerek ... işgalinde olduğu belirtilmiş ve 1939 tarih 143 ve 144 tahrir nolu vergi kayıtlarının gayri sabit hudutlu olması nedeniyle Hazine adına 24.12.1980 tarih 80 ve 82 nolu tapu kayıtları oluşmuştur.
Belirtmelikte 185, 186 ve 190 parseller vergi kaydı nedeniyle ...’a bırakıldığı halde Mahkemece bu parsellerin kadastronun hangi parsellerine tekabül ettiği ve akıbetlerinin ne olduğu araştırılmadan toprak komisyonu uygulaması ile kadastro uygulaması arasında paralellik sağlanmadan, üç kişiden oluşan komşu köyden seçilen yerel bilirkişiler ile tespit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatıyla dinlenmeden, üç kişilik zirai bilirkişi kurulundan rapor alınmadan hüküm kurulmuştur.
Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde komşu köyden yaşlı ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler yardımı ve üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu da hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklar ile tespit bilirkişilerinden davaya konu edilen taşınmazların niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, davalı Hazine dayanağını oluşturan tapu kayıtları sınırları yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği sınırlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmelidir.
Beraberde götürülecek teknik bilirkişiden 1964 tarihinde yapılan toprak tevzii çalışmaları sonucu oluşan tevzii paftası ile kadastro paftasını çakıştırmak sureti ile çekişmeli taşınmazların ve tevzi sırasında vergi kaydı nedeniyle davacıya bırakılan 185, 186 ve 190 sayılı toprak tevzi parsellerinin konumunu gösterir ayrıntılı ve gerekçeli kroki ve rapor alınmalı, bu parsellerin kadastronun hangi parselleri olduğu ve akibetlerinin ne olduğu belirlenmelidir.
Uzman ziraatçı bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile fen bilirkişinin krokisi arasında da gerekli bağlantının kurulmasına özen gösterilmeli böylece 110 ada 54 parsel sayılı taşınmaz ile, aynı ada 56 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümünün öncesi, niteliği, zilyetlik şekli ve süresi hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak şekilde araştırılıp incelendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/3587, K. 2009/4790, 29 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama