KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/8941 E., 2010/175 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “taşınmaz başında yeniden keşif yapılması, yapılacak keşifte dinlenecek olan bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı, üzerindeki zilyetliğin hangi tarihte ve ne surette başladığı, kimden kime ve nasıl intikal ettiği ve taşınmaz üzerindeki zilyetliğin sürdürülüş biçimi hakkında ayrıntılı ve olaylara dayalı bilgi alınması, alınan beyanların hangi taşınmaz ya da taşınmaz bölümlerine ilişkin olduğunun fen bilirkişi vasıtasıyla kesin olarak saptanması,
fen bilirkişisine bilirkişi ve tanıkların gösterdikleri bölüm ve noktaların harita üzerine işaretlettirilmesi ve keşfi izlemeye olanak sağlar nitelikte rapor ve harita istenmesi, üç kişilik uzman ziraat bilirkişisi kurulundan taşınmazın fiziksel yapısını, bitki örtüsünü, meyil durumunu, toprak yapısı ile bitki örtüsünün komşu taşınmazlarla mukayesesini, mera parselleri ile arada ayırıcı unsur olup olmadığını, dava konusu taşınmazlarda toprak ya da taş unsurlarından hangisinin üstün geldiğini içerir tarzda taşınmazın niteliği hakkında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması,
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14/son maddesi uyarınca aynı çalışma alanı içerisinde belgesiz olarak davalılar ve bayileri adına başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediğinin araştırılması, davalıların müstakil zilyetliklerinin 20 yıla ulaşmaması halinde bayileri adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden tesbit edilen taşınmazların da miktar sınırının hesaplanmasında dikkate alınması gerektiği ve meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımayacağının düşünülmesi,
bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/8941, K. 2010/175, 26 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama