İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/9317 K.2010/430

Taahhüdü ihlal eyleminden borçlu ... hakkında yapılan yargılama sonunda, ödeme taahhüdünün geçerli olmadığından beraatine dair ... 5. İcra Mahkemesinin 18/01/2008 tarihli ve 2007/607 Esas, 2008/346 sayılı Kararına vuku bulan itirazın kabulü ile anılan…

Esas2009/9317Karar2010/430Tarih1 Şubat 2010Okuma5 dk · 941 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/9317 E., 2010/430 K.·Mahkemesi :ağır Ceza Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Şubat 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

941 kelime·5 dk okuma

Taahhüdü ihlal eyleminden borçlu ... hakkında yapılan yargılama sonunda, ödeme taahhüdünün geçerli olmadığından beraatine dair ... 5. İcra Mahkemesinin 18/01/2008 tarihli ve 2007/607 Esas, 2008/346 sayılı Kararına vuku bulan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin ... 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 17/04/2008 tarihli ye 2008/578 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Tebliğname ile;

1-... 3.İcra Müdürlüğünün 2006/13570 sayılı takip dosyası üzerinden sanık hakkında yapılan icra takibi sırasında, borçlu sanığın talebi üzerine hazırlanan 17/01/2006 tarihli taahhütnamede ödenecek toplam borç miktarının tüm fer'ileri ile birlikte hesaplanıp açıkça gösterilmemiş olması karşısında, taahhüdün hukuken geçerli olmadığı, bu hususun Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/02/2001 gün, 2001/8-19 Esas, 2001/26 sayılı Kararı ile de kabul edildiğinin gözetilmemesinde,

2- Mercii mahkemece itirazın kabulüne karar verilmesi karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 271/2. maddesi gereğince işin esasına girilerek, ihtilaf konusunu halledecek şekilde, itirazın mevzuunu teşkil edecek mesele hakkında da bir karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmamasında, isabet görülmemekle anılan kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 23.11.2009 gün ve 66445 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 8.12.2009 tarih ve K.Y.B.2009/272080 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla ; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (L) bendinde disiplin hapsinin tanımı; "kısmi bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, ön ödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartlı salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adli sicil kayıtlarına geçirilemeyen hapsi ifade eder." olarak yapılmıştır.

Disiplin hapsi ve hapsen tazyik yaptırımı 5237 sayılı TCK.nunda düzenlenen yaptırımlardan farklı niteliktedir. Bu nedenle de, duruşma açılarak yapılan bir yargılama sonunda verilmelerine karşılık, 2004 sayılı İİK.nun 353/1.maddesinde yasa yolu olarak itiraz yasa yolu öngörülmüştür. Anılan hükümler gözetildiğinde, gerek disiplin hapsi gerekse hapsen tazyik yaptırımı tayin edilen kararlar, CMK. nun 223. maddesinde belirtilen

"hüküm" niteliğinde değildirler ve bunlar hakkında hükümler için öngörülen yargılama kuralları uygulanamaz." şeklinde yapılan değerlendirmeden de anlaşılacağı üzere, İcra ve İflas Kanunu'nda müeyyidesi disiplin hapsi ve tazyik hapsi olarak saptanan eylemlerin kabahat olduğu belirtilmiştir.

İcra ve İflas Kanunu'nda İcra Mahkemesinin itiraza tabi verdiği kararlara itirazın 5358 sayılı Yasa ile değişik İİK.nun 353/1. maddesi uyarınca yedi gün içerisinde yargı çevresinde bulunduğu Ağır Ceza Mahkemesine yapılması gerekmekte olup, bu anlamda Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki sistemden ayrıldığı, Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki itiraz kanun yolu bir suç muhakemesi sonucunda verilen yargı kararları için olduğu, nitekim anılan kanunun “İtiraz usulü ve inceleme mercileri” başlıklı 268. maddesinde kararına itiraz edilecek ve itirazı inceleyecek mahkemeler Sulh Ceza, Asliye Ceza, Ağır Ceza ve Bölge Adliye Mahkemesi olarak belirlendiği,

buna karşılık İcra ve İflas Kanunu'nda, İcra Mahkemesinin itiraza tabi verdiği disiplin hapsi ve tazyik hapsine ilişkin kararlar, dar ve teknik anlamda “suç” karşılığı verilen kararlar olmadığı, İcra ve İflas Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca İcra Mahkemesince verilen itiraza tabi kararlara itirazın yedi gün içerisinde doğrudan Ağır Ceza Mahkemesine yapılması ve itiraz hakkında Ağır Ceza Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekte ise de, bu durum yargılaması tamamlanmış, herhangi bir delil ya da sair araştırma ihtiyacı bulunmayan haller içindir.

Oysa ki somut olayda icra mahkemesince sanığa ait nüfus kaydı getirtilmeden borçlunun beraatine karar verilmiştir.

Konunun bir kez de Kabahatler Kanunu yönünden irdelenmesinde ise, anılan kanunun "itiraz yolu" başlıklı 29. maddesinde, "(1) Mahkemenin verdiği, son karara karşı, yargı çevresinde yer aldığı Ağır Ceza Mahkemesine itiraz edilebilir. Bu itiraz, kararın tebliği tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yapılır. (2) İtirazla ilgili karar, dosya üzerinden inceleme yapılarak verilir.

(3) Mahkeme, her bir itirazla ilgili. olarak "itirazın kabulüne" veya "itirazın reddine" karar verir ..." hükmü getirilmiştir. Görüldüğü üzere Kabahatler Kanunu'nda da itirazı inceleyecek Ağır Ceza Mahkemesinin "itirazın kabulüne" veya "itirazın reddine," karar verir şeklinde düzenleme getirilmiştir.

Ancak itirazın kabulüne karar vermesi halinde itirazın konusu hakkında da bir karar vermesi gerektiği hususunda bir düzenleme yok ise de, itirazı kabul eden Ağır Ceza Mahkemesinin bu yönde hüküm oluşturması gerektiği de kuşkusuzdur.

Diğer taraftan aynı maddenin 2. fıkrasındaki "itirazla ilgili karar, dosya üzerinden inceleme yapılarak verilir." amir hükmü gözetildiğinde, itiraz merciinin delil toplama ve sanığın savunmasını alması gibi yargılamayı gerektiren hususları yerine getirmesi de beklenmemelidir.

Öte yandan, bir ihtisas mahkemesi olan İcra Mahkemesince yerine getirilmesi gereken delil toplama ya da sair araştırmanın yapılmasını itiraz mercii olan Ağır Ceza Mahkemesinden beklemek, zaten yoğun iş yükü altında bulunan mahkemenin kendi asıl işlevinden uzaklaştırılmasına, yargı hizmetlerinin aksamasına ve giderek adalet duygusunun zedelenmesine yol açabilecektir.

Açıklamalar çerçevesinde İcra Mahkemesinden verilen itiraza tabi kararlara İİK.nun 353/1. maddesi uyarınca itiraz mercii olarak bakan Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabulüne karar verilmesi durumunda itirazın konusu hakkında da bir hüküm kurmak zorundadır.

Ancak dosyada toplanması gereken delil, araştırma ya da borçlu sanığın savunmasının alınması veya meşruhatlı duruşma davetiyesi gönderilmesi gibi hususların yerine getirilmesi zorunluluğunun bulunduğu hallerde ise, itirazın kabulü ile birlikte bu noksanlıkların tamamlanmasını özel ihtisas mahkemesi olan İcra Mahkemesinden talep etmesinde bir usulsüzlük bulunmayıp, somut olayda da İcra Mahkemesince borçluya ait nüfus kaydı getirtilmeden borçlunun beraatine karar verildiği dikkate alındığında Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın İcra Mahkemesine gönderilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ayrıca; dosya kapsamına göre, borçlu hakkında ... 3. İcra Müdürlüğünün 2006/3570 esas sayılı dosyasında yapılan takip sırasında 17.1.2007 tarihinde icra memuru huzurunda alacaklı vekilinin kabulüyle düzenlenen tutanakta borç miktarı 1.355.00 TL. olarak gösterildiği, tutanağın beyan kısmında da borçlu "...borcumu taksitler halinde ödeyeceğim.

İlk taksidi 22.1.2007 tarihinde 500.00 TL, 22.2.2007 tarihinde 500.00 TL, 22.3.2007 tarihinde 500.00 TL, 23.4.2007 tarihinde 500.00 TL ödemeyi taahhüt ediyorum" şeklindeki beyanı ile toplam 2.000.00 TL. miktar için taahhütte bulunması, diğer taraftan takip talebinde alacak miktarının 1.355.00 TL olarak gösterilmesi karşısında, taahhüt tutanağındaki borç miktarının ayrıntılı olmasa dahi fer'ileriyle birlikte hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlendiğinin kabulü gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğname yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 01/02/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/9317, K. 2010/430, 1 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/9317
Karar No
2010/430
Tarih
1 Şubat 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2009/9317 K.2010/724
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2009/9318 K.2010/725
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/9319 K.2010/610
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2009/9319 K.2010/726
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/9319 K.2010/20
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/9320 K.2010/234

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.