KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/9667 E., 2010/2227 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; Davalı ...’ya gerekçeli kararın tebliğine ilişkin olarak yapılan tebligatın, Tebligat Yasası'nın 21 ve Tüzüğün 28. maddesine aykırı olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin usulsüz tebliği öğrendiği tarih olarak bildirdiği 26.05.2009 tarihi itibari ile temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 114 ada 21 parsel sayılı 1533 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satın alma nedeni ile ...adına tespit ve tescil edilmiştir. 23.07.1996 tarihinde satış suretiyle davalı ...’ya intikal etmiştir. Davacı ... (...), yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ve ... mirasçıları adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Duruşma günü davetiyesi davalı ...’ya 24.11.2004 tarihinde 7201 sayılı Kanun`un 21. maddesine göre tebliğ edilmiştir.
Tebligat Yasası'nın 20, 21 ve özellikle Tüzüğün 28. maddesi uyarınca muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir.
Gösterilen şekil geçerlilik koşuludur. (Y. H. G. K. nun 29. 12. 1993 tarihlı 1993/18-778/876 sayılı kararı). Dosyada muhatabın ne sebeple adreste bulunmadığı tevsik edilmediği gibi, komşusuna haber verildiği yazılmakta ise de komşunun adı ve imzası da bulunmamaktadır. Bu hali ile dava dilekçesinin ve duruşma gününün tebliğine ilişkin tebligat geçersizdir. Tebligat usulsüz olduğuna göre yöntemince taraf teşkili yapılmamış, davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır.
Mahkemece, öncelikle duruşma günü davalı tarafa tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmalı, davalı taraftan savunma ve delilleri sorulmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2009/9667, K. 2010/2227, 18 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama