KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/5529 E., 2012/1946 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2012
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
- Dava türü
- KADASTRO
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 127 ada 1 parsel sayılı 9.637,06 metrekare, 127 ada 2 parsel sayılı 7.524,20 metrekare, 141 ada 64 parsel sayılı 4.199,43 metrekare, 142 ada 51 parsel sayılı 3.631,47 metrekare, 144 ada 49 parsel sayılı 1.516,19 metrekare, 144 ada 50 parsel sayılı 870,49 metrekare,144 ada 51 parsel sayılı 2.774,49 metrekare, 145 ada 4 parsel sayılı 9.647,79 metrekare, 145 ada 32 parsel sayılı 2.242,76 metrekare, 147 ada 15 parsel sayılı 722,27 metrekare, 147 ada 16 parsel sayılı 2.380,61 metrekare, 147 ada 17 parsel sayılı 2.557,99 metrekare, 150 ada 11 parsel sayılı 6.315,11 metrekare, 155 ada 1 parsel sayılı 2.506,78 metrekare,
155 ada 15 parsel sayılı 4.620,62 metrekare, 155 ada 20 parsel sayılı 8.315,86 metrekare, 155 ada 36 parsel sayılı 1.604,82 metrekare, 155 ada 37 parsel sayılı 501 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından davalılar ..., ..., ... ve ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parsellerin gerçek hak sahibi olarak kadastro tutanaklarının edinme sebebinde isimleri belirtilen kişiler ve mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacıların çekişmeli taşınmazlarda hiçbir zaman zilyet olmadıkları, tapu kayıtlarının sınırları sabit olmadığından, çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadığının tespit edilemediği, kapsasa dahi hukuki değerlerini yitirdikleri gerekçe gösterilerek gerçek hak sahipleri olarak kabul edilenler adına tescil hükmü kurulmuş ise de; hüküm dosya içeriğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Doğru sonuca varabilmek için öncelikle taraf teşkilinin tamamlanması ondan sonra işin esasına girilmesi gerekir. Hal böyle olunca; kadastro tespit tutanağı edinme sebebinde zilyet olarak gösterilen kişilerin davaya çağrılarak davaya diyeceklerinin ve delillerinin sorulması, bildirdiklerinde delillerinin toplanması, ondan sonra işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekmektedir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/5529, K. 2012/1946, 27 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama