KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/6550 E., 2011/2395 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2011
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 160 ada 6 parsel sayılı 1083.23 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kamulaştırma ilamı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları vekili, yasal süresi içinde tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Kadastro Müdürlüğü ve Hazine'yi hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda Kadastro Müdürlüğü hakkındaki davanın husumet nedeniyle, Hazine aleyhinde açılan davanın ise esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, tespite esas alınan mahkeme ilamı ve krokisinin dava konusu taşınmaza ait olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Taşınmazların aynı ile ilgili uyuşmazlıklarda taşınmazın başında keşif yapılması zorunlu olduğu halde Mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme ile tespit tutanağının doğru olmadığı gerekçesi ile açılan davada tespit tutanağı içeriği hiçbir araştırma yapılmaksızın, doğru kabul edilerek tutanak içeriği gerekçe gösterilmek sureti ile karar verilmesi isabetsizdir.
Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacıların dayanağı olan tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte ve tespite esas olan kamulaştırma ilamına ilişkin dava dosyası getirtilmeli, tapu malikleri ile davacılar arasında akdi ve irsi ilişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli, bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ile aynı yönteme göre belirlenecek taraf tanıkları hazır olduğu halde keşif yapılmalıdır.
Keşif sırasında yerel bilirkişi aracılığı ile tapu kayıtları yöntemince zemine uygulanmalı, bilirkişilerce hudutları zeminde göstertilip krokiye işaretlettirilmeli, yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınırlar yönünden tanık dinlenmek sureti ile tapu kaydının kapsamı belirlenmeli, aynı şekilde tespite dayanak yapılan ilam ve haritası teknik bilirkişi yardımı ile zemine uygulanarak kapsamı belirlenmeli,
ilam ve haritanın taşınmaza aidiyetinin ve taşınmazın davacıların dayanağı olan tapu kaydı kapsamında kaldığının saptanması halinde davacıların hükme esas alınan kamulaştırma ilamının tarafı olmadıklarından onları bağlamayacağı göz önünde bulundurulmalı, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın niteliği ve kullanım durumu maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, kadastro tutanağının edinme sütununda yazılı olan beyanlara aykırı
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/6550, K. 2011/2395, 5 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama