KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/7831 E., 2011/7407 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2011
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
- Dava türü
- KADASTRO
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 134 ada 9 parsel sayılı 9375.42 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz toprak tevzii çalışması sonucu oluşan tapu kaydı nedeni ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal, paylaşma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Hazine tapu kaydının 1963 yılında oluşumundan önce davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 46. maddelerinde düzenlenen edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Her ne kadar fen bilirkişisi rapor ve krokisinde kırmızı renkle işaretlediği yerin Hazinenin tapu kaydı kapsamı olduğunu belirtmiş ise de dosya içerisine toprak tevzi haritası getirtilmediği gibi bilirkişi raporunda tevzi paftası ile kadastro paftası sabit sınırlar esas alınarak çakıştırılmamıştır.
Doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin toprak tevzi komisyonu çalışmaları sonucunda oluşmuş dağıtım haritası ile dağıtım sonucu oluşmuş tüm kayıtlar dosya içine getirtildikten sonra taşınmaz başında komşu köylerde ve aynı köyde ikamet eden, davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı kişiler arasında seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ile tüm kadastro tespit bilirkişileri hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak keşifte, teknik bilirkişi aracılığı ile toprak tevzi paftası ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenerek sabit sınırlar esas alınmak sureti ile çakıştırılarak zemine uygulanmalı, dava konusu taşınmazın toprak tevzi haritası kapsamında mı yoksa bitişiğinde bulunan mera haritasının kapsamında mı kaldığı belirlenmeli, çekişmeli taşınmazın Hazine tapusu kapsamında kalması halinde kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olup olmadığı konusunda yerel bilirkişi ve tanıklardan bilgi alınmalı, bu konuda varsa Hazinenin delilleri incelenmeli, taşınmazın mera tahsis haritasının kapsamında kalması halinde, öncesinin mera olup olmadığı,
tahsis tarihine kadar davacı ve önceki zilyetler yararına zilyetlik ile edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, kimler tarafından hangi tarihten beri ne şekilde kullanıldığı, zilyetlik ile iktisaba elverişli yerlerden olup olmadığı hususlarında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/7831, K. 2011/7407, 17 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama