KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/7927 E., 2011/6211 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2011
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 157 ada 7, 9 ve 225 ada 38 parsel sayılı 5708,82, 6210,46 ve 521,69 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmişlerdir. Davacılar ..., ... ve ..., yasal süresi içinde miras yoluyla gelen hak, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiası ile dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1- 157 ada 7 ve 9 parsel sayılı taşınmazların öncesinin tarafların miras bırakanlarına ait olup, ölümü üzerine yapılan paylaşmada 9 sayılı parselin davacı tarafın miras bırakanı ...'e, 7 sayılı parselin ise ... ve davalı tarafın miras bırakanı ... 'e kaldığı, ... mirasçısı ... tarafından 9 sayılı parsel ile 7 sayılı parselin ...'ya bırakılan bölümünün, 26/04/1976 tarihli senet ile davalı ...'e satılıp zilyetliğin devredildiği toplanıp değerlendirilen deliller ile belirlenmiştir. ...'in 1965 yılında ölmüş olması nedeniyle terekesinin el birliği şeklinde olduğundan mirasçısı ... 'in tek başına yaptığı satışın geçersiz olduğu kuşkusuzdur.
Ne var ki ... terekesi karşısında 3. kişi durumunda olan davalının, taşınmazlar üzerinde satış tarihinden kadastro tespit tarihine kadar 20 yılı aşan süreyle malik sıfatıyla zilyet olduğu göz önüne alındığında lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki koşulların gerçekleşmiş olması nedeniyle mahkemece oluşturulan hükümde isabetsizlik bulunmadığından davacıların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazlarla ilgili hükmün ONANMASINA,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/7927, K. 2011/6211, 20 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama