KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/3916 E., 2012/5649 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2012
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 106 ada 23 parsel sayılı 5520 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe nedeniyle eşit paylarla davacı ..., davalılar Mustafa Tekin, ... Tekin, Fatma Tekin, Kazım Tekin, Kezban Tekin, Durdane Tekin adına tespit edilmiştir. Davacı ..., satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının dayandığı senedin dava konusu taşınmaza uymasına rağmen zilyetliğin devrinin gerçekleşmediği ve dava konusu taşınmazın tarafların kök murisinden kalan bir yer olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. İhtilaf dava konusu taşınmazın öncesinde tarafların kök murisi ... ...'e ait bir yer ya da ...e ait olan bir yer olup olmadığına ilişkindir.
Mahkemece, davacının tutunduğu senette şahit olarak adları geçen ... ...ve ... Kapıcı dinlenmemiştir. Keşif sırasında dava konusu taşınmazın öncesinde kime ait olduğu konusunda mahalli bilirkişiler ....... ve...ün beyanları ile tespit bilirkişisi ... 'nın ve davalı tanıkları ...'un, ...'ün beyanları arasındaki çelişki giderilmemiştir.
Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen yerel bilirkişiler, davacının tutunduğu senetteki şahitler, taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte taşınmazın öncesinde tarafların ortak murisi ...
Tekin'e mi yoksa...'e mi ait olduğu, kim tarafından hangi sıfatla hangi süreyle kullanıldığı ayrı ayrı sorulmalı, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişilerin tümü tanık sıfatı ile dinlenilerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalıdır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2011/3916, K. 2012/5649, 21 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama