KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2013/14482 E., 2014/339 K.·Mahkemesi : Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2014
- Tarihi
- 06/06/2013
- Numarası
- 2012/282-2013/344
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "çekişme konusu taşınmazın nitelik itibariyle zilyetlikle kazanılmaya elverişli yerlerden olduğu, imar-ihya işlemlerinin tamamlanmış olduğu, imar ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihten itibaren TMK’nın 713/1. maddesinin aradığı zilyetlikle iktisap şartlarının davacı lehine gerçekleşmiş olması halinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri gereği davanın kabulüne karar verilmesi ayrıca K..
B..nın davaya dahil edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 07.06.2012 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A ve B) harfleri ile gösterilen toplam 359,55 metrekare yüzölçümündeki bölümün davacı C.. Y.. adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK'nın 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir. Davacı 1971 yılında yapılan tapulama sırasında dere yatağı niteliğinde tespit dışı bırakılan bölümü imar-ihya ettiği ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle lehine zilyetlikle iktisap şartlarının oluştuğu iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek fen bilirkişisi raporunda (A ve B) harfleri ile gösterilen bölümlerin davacı adına tesciline karar verilmiş ise de; yapılan uygulama dosya kapsamına uygun düşmemektedir. TMK'nın 713/1. maddesinde düzenlenen tescil davalarının dinlenebilmesi için çekişme konusu bölümün tapuya kayıtlı bulunmaması gerekir.
Kadastro sonucu tapu kaydı oluşan yerler hakkında anılan yasa gereği kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tescil isteminde bulunulamaz. Somut olaya gelince; davacının tescil talebinde bulunduğu ve mahkemece tescil hükmü kurulan yerin bir kısmı, eveliyatında davacıya ait 2346 parsel sayılı taşınmaz içerisindeyken imar uygulaması sonucu yol ve park olarak terkin edilmiştir.
Geri kalan kısım ise kadastro sırasında dere yatağı olarak tespit harici bırakılan ve yine imar uygulaması sonucu yol ve parka terkedilen yerdir. O halde, davacının tescil talebinin dinlenebileceği bölüm kadastro sırasında dere yatagı olarak bırakılan ve fen bilirkişisi raporunda (A ve B) harfleriyle gösterilen bölümlerin 2346 parsel sayılı taşınmazdan sonra gelen kısımlarıdır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2013/14482, K. 2014/339, 30 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama