İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2013/7861 K.2014/12384

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki Belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Esas2013/7861Karar2014/12384Tarih5 Kasım 2014Okuma10 dk · 1.951 kelime

KÜNYE

16. Hukuk Dairesi 2013/7861 E., 2014/12384 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Kasım 2014
Dava türü
KADASTRO
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.951 kelime·10 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki Belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 207, 208, 213, 703, 708, 709, 710, 711, 712, 721, 722, 737, 738, 748, 749 ve 802 parsel sayılı 46.000, 21.000, 35.000, 24.000, 11.000, 137.000, 22.000, 28.250, 23.750, 23.000, 13.500, 9.250, 21.250, 13.750, 71.000 ve 51.750 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.

Yargılama sırasında ölen davacı-davalı ... tarafından davalı-davacı Hazine aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.

Diğer taraftan kadastro sırasında aynı köy çalışma alanında bulunan 967 parsel sayılı 9.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, komşu 140 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu ve vergi kaydı miktar fazlası olduğundan söz edilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Yargılama sırasında ölen davacı-davalı ....’ın itirazı Kadastro Komisyonunca kabul edilerek taşınmazın tamamı 6 pay kabul edilerek eşit paylarla... ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiştir.

Davalı-davacı Hazinenin çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla açtığı dava Mahkemece kabul edilmiş, kararın temyizi üzerine. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 27.05.2002 tarih, 2002/5566 Esas, 2002/4324 Karar sayılı bozma ilamında özetle "kayıt uygulamasının ve mera araştırmasının yöntemine uygun biçimde yapılması” gereğine değinilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak, dava dosyaları ile çekişmeli parsel tutanakları ve aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı-davalı...’ın davasının kabulüne, çekişmeli 207, 208, 213, 703, 708, 709, 710, 711, 712, 721, 722, 737, 738, 748, 749 ve 802 parsel sayılı taşınmazların tamamı 1920 pay kabul edilerek payları oranında ... mirasçıları ve müşterekleri adlarına tapuya tesciline, davalı-davacı Hazinenin davasının reddi ile çekişmeli 967 parsel sayılı taşınmazın tamamı 1920 pay kabul edilerek payları oranında... mirasçıları ve müşterekleri adlarına tapuya tesciline karar verilmiş;

hüküm, davalı-davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Davalı-davacı Hazine vekilinin çekişmeli 207, 208, 213 ve 802 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları bakımından; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre 207, 208, 213 ve 802 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,

2- Davalı-davacı Hazine vekilinin çekişmeli 967 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları bakımından; mahkemece davacı-davalılar dayanağı 07.04.1954 tarih, 10 sıra numaralı tapu kaydının çekişmeli 967 parsel sayılı taşınmazı kapsayacak şekilde dört sınır itibari ile uyduğu ve taşınmazın mera ile ilgisinin bulunmadığı, kayıt miktar fazlası yönünden de zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun değildir.

Dayanak tapu kaydının doğu ve batı sınırı ark ve sırt okumakta, ayrıca komşusunda 139 sayılı mera parseli bulunmaktadır. Bu nedenle dayanak tapu kaydının doğu-batı sınırları genişletilmeye elverişli sınır tipindedir. Diğer taraftan davacı-davalılar dayanağı 1954 tarihli tapu kaydı 1963 tarihinde yapılan toprak tevzi çalışmaları sırasında uygulandığı gibi, kadastro sırasında da 140 parsel sayılı taşınmaza miktarı kadar revizyon görmüştür.

Çekişmeli taşınmazın sınırında mera olması, dayanak tapu kaydının miktarı kadar kadastro sırasında revizyon görmesi, kayıt miktar miktar fazlasının sınırda tespiti kesinleşen mera parseli olması nedeniyle zilyetlikle edinilmesi mümkün bulunmadığından, davalı-davacı Hazine’nin 967 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının kabulüne, çekişmeli 967 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup; davalı-davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

3- Davalı-davacı Hazine vekilinin çekişmeli 748 ve 749 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları bakımından; davacı-davalılar, sözü edilen taşınmazlara ilişkin Nisan 1954 tarih, 7 sıra numaralı tapu kaydına tutunmuştur. Mahkemece davacı-davalıların tutunduğu tapu kaydının bu iki taşınmazı kapsadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli değildir.

Davacı-davalıların tutunduğu Nisan 1954 tarih, 7 sıra numaralı 18000 metrekare miktarındaki tapu kaydının doğu ve batı sınırları sırt okumakta, bir başka deyişle doğu ve batı sınırı genişletilmeye elverişli bulunmaktadır.

748 ve 749 parsel sayılı taşınmazların toplam miktarı 84750 metrekare olduğundan, kayıt miktar fazlası 75250 metrekarelik bölüm yönünden zilyetlikle iktisap şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmemiş, taşınmazların niteliğini belirlemek için yeterli olmayan tek kişilik ziraat teknikeri raporu ile yetinilmiş, diğer taraftan bu iki taşınmaz toprak tevzinin 556 ve 558 sayılı parselleri olup çalışmalar sonucunda Hazine adına Aralık 1963 tarih,

263 ve 265 sıra numaralı tapu kayıtları oluştuğundan kayıt miktar fazlası yönünden zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46/1. maddesi koşullarının bulunup bulunmadığı da değerlendirilmemiştir. Eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm verilemez.

Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı-davalıların dayanak tapu kaydı olan Nisan 1954 tarih, 7 sıra numaralı tapu kaydı ile Hazine adına toprak tevzi çalışması sonucu oluşan Aralık 1963 tarih, 263 ve 265 sıra numaralı tapu kayıtları mahallinde keşif yapılarak yerel bilirkişiler yardımı ile zemine uygulanmalı, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği sınırlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmelidir.

Yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı

sağlanmalı ve bu suretle tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, davacı-davalıların dayanak tapu kayıtlarının hudutlarında "sırt" gibi gayri sabit hudut bulunması nedeniyle, kaydın miktarıyla geçerli olacağı da göz önünde bulundurularak,

tapu kayıtlarının sabit noktalarından başlanılarak miktarları kadar yer belirlenmeli, fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir ve tapu kayıtlarının uygulamasını ve kapsamını gösterir rapor alınmalı, Hazineye ait Aralık 1963 tarih, 263 ve 265 sıra numaralı tapu kayıtlarının kapsamı 3402 sayılı sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesine göre haritasına göre belirlenmelidir.

Davacı-davalıların dayanak tapu kaydının kayıt miktar fazlası yönünden mahallinde yapılacak olan keşifte; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, fen bilirkişisi, jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita bilirkişisi ve 3 kişilik ziraat mühendisinden oluşacak uzman bilirkişiler de hazır bulundurulmalıdır.

Keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın hangi tarihten beri kimler tarafından neye istinaden zilyet edildiğine ilişkin maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, tespit tarihine göre 15-20-25 yıl öncesine ait ve üç ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğrafları ile temin edilebilen en eski uydu fotoğrafları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle taşınmazların niteliği belirlenmeye çalışılmalı,

3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan önceki bilirkişi raporunu irdeler şekilde taşınmazların niteliği ve kullanım durumları kesin olarak belirlenmeli, HMK'nın 290/2. maddesi uyarınca birlikte keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmazların ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip mahkemece onaylandıktan sonra taşınmazların sınırları fen bilirkişisince fotoğraflar üzerinde gösterilmeli, tanık ve bilirkişi sözleri bilimsel esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli,

bu şekilde tapu kaydı miktar fazlası bölüm yönünden davacı-davalılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46/1. maddesi ile iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı-davacı Hazine vekilinin çekişmeli 748 ve 749 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

4- Davalı-davacı Hazine vekilinin çekişmeli 737 ve 738 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları bakımından; davacı-davalılar, sözü edilen taşınmazlara ilişkin 1937 tarih, 331 tahrir numaralı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmışlardır. Mahkemece davacı-davalıların tutunduğu vergi kaydının bu iki taşınmazı kapsadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli değildir.

Davacı-davalıların tutunduğu 1937 tarih, 331 tahrir numaralı 15000 metrekare miktarındaki vergi kaydının batı sınırı sırt okumakta, bir başka deyişle doğu sınırı genişletilmeye elverişli bulunmaktadır.

737 ve 738 parsel sayılı taşınmazların toplam miktarı 30500 metrekare olduğundan, kayıt miktar fazlası 15500 metrekarelik bölüm yönünden zilyetlikle iktisap şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmemiş, taşınmazların niteliğini belirlemek için yeterli olmayan tek kişilik ziraat teknikeri raporu ile yetinilmiş, diğer taraftan bu iki taşınmaz toprak tevzinin 545 ve 546 sayılı parselleri olup, çalışmalar sonucunda Hazine adına Aralık 1963 tarih,

257 ve 258 sıra numaralı tapu kayıtları oluştuğundan kayıt miktar fazlası yönünden zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46/1. maddesi koşullarının bulunup bulunmadığı da değerlendirilmemiştir. Eksik araştırmaya dayalı olarak

hüküm verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı-davalıların dayanak 1937 tarih, 331 tahrir numaralı vergi kaydı ile Hazine adına toprak tevzi çalışması sonucu oluşan Aralık 1963 tarih, 257 ve 258 sıra numaralı tapu kayıtları mahallinde keşif yapılarak yerel bilirkişiler yardımı ile zemine uygulanmalı, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği sınırlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmelidir.

Yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle kayıtların çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, davacı-davalıların dayanak vergi kaydının sınırında "sırt" gibi gayri sabit hudut bulunması nedeniyle, kaydın miktarıyla geçerli olacağı da göz önünde bulundurularak,

vergi kaydının sabit noktalarından başlanılarak miktarları kadar yer belirlenmeli, fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir ve kayıtlarının uygulamasını ve kapsamını gösterir rapor alınmalı, Hazineye ait Aralık 1963 tarih, 257 ve 258 sıra numaralı tapu kayıtlarının kapsamı 3402 sayılı sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesine göre haritasına göre belirlenmelidir.

Davacı-davalıların dayanak vergi kaydının kayıt miktar fazlası yönünden mahallinde yapılacak olan keşifte; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, fen bilirkişisi, jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita bilirkişisi ve 3 kişilik ziraat mühendisinden oluşacak uzman bilirkişiler de hazır bulundurulmalıdır.

Keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların hangi tarihten beri kimler tarafından neye istinaden zilyet edildiğine ilişkin maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, tespit tarihine göre 15-20-25 yıl öncesine ait ve üç ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğrafları ile temin edilebilen en eski uydu fotoğrafları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle taşınmazların niteliği belirlenmeye çalışılmalı,

3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan önceki bilirkişi raporunu irdeler şekilde taşınmazların niteliği ve kullanım durumları kesin olarak belirlenmeli, HMK'nın 290/2. maddesi uyarınca birlikte keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmazların ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip mahkemece onaylandıktan sonra taşınmazların sınırları fen bilirkişisince fotoğraflar üzerinde gösterilmeli, tanık ve bilirkişi sözleri bilimsel esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli,

bu şekilde tapu kaydı miktar fazlası bölüm yönünden davacı-davalılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46/1. maddesi ile iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı-davacı Hazine vekilinin çekişmeli 737 ve 738 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

5- Davalı-davacı Hazine vekilinin çekişmeli 703, 708, 709, 710, 711, 712, 721 ve 722 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı-davalılar, sözü edilen taşınmazlara ilişkin 1957 tarih, 640, 641 ve 642 tahrir numaralı vergi kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmışlardır. Mahkemece davacı-davalıların tutunduğu vergi kayıtlarının 703, 708, 709, 710, 711, 712, 721 ve 722 parsel sayılı taşınmazları bir bütün olarak kapsadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; yapılan değerlendirme usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Davacı-davalıların tutunduğu 1957 tarih, 640, 641 ve 642 tahrir numaralı toplamda 18 hektar miktarındaki vergi kayıtlarının tümünün en az bir sınırı sırt veya taşlık okumakta olup; kayıtların sınırları genişletilmeye

elverişli bulunmaktadır. 703, 708, 709, 710, 711, 712, 721 ve 722 parsel sayılı taşınmazların toplam miktarı 282500 metrekaredir. Sözü edilen taşınmazlar toprak tevzi çalışmaları sırasında 492, 494, 495, 528, 529, 530, 533 ve 534 parsel numaralarıyla tespit edilmişler ve çalışmalar sonucunda da Hazine adına Aralık 1963 tarihli tapu kayıtları oluşmuştur.

Davacı-davalıların tutunduğu vergi kayıtlarının ihdas tarihleri olan 1957 yılı ile Hazine adına tapu kayıtlarının oluştuğu 1963 yılı arasında zilyetlikle kazanmayı sağlayıcı 20 yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle davacı-davalıların tutundukları 1957 tarihli vergi kayıtlarının miktarı kadar yerde zilyet bulunduğunun kabulü zorunlu olup, mahkemece 703, 708, 709, 710, 711, 712, 721 ve 722 parsel sayılı taşınmazlar bakımından yapılacak iş.

640, 641 ve 642 tahrir numaralı vergi kayıtlarının sabit sınırlarından itibaren kapsamlarının (18 hektar) 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20 ve 21. maddeleri göz önünde bulundurularak belirlenmek suretiyle davacı-davalılar adına tesciline karar vermek ve kayıtların bakiye 102500 metrekare miktarının Hazine adına tesciline karar vermek olmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle davalı-davacı Hazine vekilinin 703, 708, 709, 710, 711, 712, 721 ve 722 parsel sayılı taşınmazlar bakımından temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2013/7861, K. 2014/12384, 5 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/7861
Karar No
2014/12384
Tarih
5 Kasım 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2013/7863 K.2014/11024
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2013/7864 K.2014/11030
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/7864 K.2014/15061
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2013/7867 K.2014/11022
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2013/7869 K.2014/11028
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2013/7869 K.2014/33707

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.