İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/10345 K.2017/3697

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Esas2015/10345Karar2017/3697Tarih25 Mayıs 2017Okuma5 dk · 1.014 kelime

KÜNYE

16. Hukuk Dairesi 2015/10345 E., 2017/3697 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Mayıs 2017
Dava türü
KADASTRO
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.014 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sonucu ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 167 ada 1, 175 ada 1 ve 178 ada 17 parsel sayılı sırasıyla 1.058.18, 918.07 ve 1.194,58 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/5'er payla Gülizar ve ... ile ölü oldukları beyanlar hanesinde belirtilmek suretiyle İbrahim, ... ve ... adlarına tespit edilmiştir.

Davacı ..., yasal süresi içerisinde; irsen intikal, hibe, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ...paylarının iptali ve taşınmazların İbrahim, ... ve ... adlarına tespit ve tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında ... ve ...'ın davacı dışındaki mirasçıları aynı taleple davaya katılmışlardır.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı ...'ın davasının kısmen kabulüne, müdahillerin davalarının kabulüne, çekişmeli 167 ada 1, 175 ada 1 ve 178 ada 17 parsel sayılı taşınmazların tespitinin iptali ile payları oranında İbrahim, ... ve ... mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm davalı ... (Ardal) tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı ..., dava konusu taşınmazların kök muris ... tarafından oğulları İbrahim, ... ve ...’a hibe edilmek suretiyle devredildiğini, kadastro tespiti sırasında dava konusu taşınmazlara ait eski tapu kayıtları sunulmasına rağmen davalılar ... ve ...’a da pay verildiğini belirterek dava konusu taşınmazlardaki ... ve ... payının iptali ile İbrahim, ... ve ... adlarına tescili talebiyle dava açmış, dava dilekçesi ekinde 04.09.1984 tarih, 1 ve 2 sıra numaralı tapu kayıtlarını sunmuştur.

Yargılama sırasında İbrahim, ... ve ...’ın diğer mirasçıları aynı taleple davaya katılmışlardır. Davalı ... (Ardal), dava konusu taşınmazların babası ...’dan intikal ettiğini, kendisinin de hakkı olduğunu, eğer iddia edildiği gibi devir söz konusu ise kızlardan mal kaçırmak için yapılan devrin muvazaalı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... ise, kadastro tespitinin yanlış olduğunu, dava konusu taşınmazlarla ilgisi olmadığını, taşınmazların İbrahim, ... ve ... adlarına tescilini istediğini belirtmiş, aleyhinde verilen kararı da temyiz etmemiştir.

Mahkemece; muris ...'ın dava konusu taşınmazları sağlığında oğulları ..., Murat ve İbrahim’e bağışladığı, taşınmazları bu kişilerin kullandığı, davalıların bir kullanımının olmadığı, ...'ın taşınmazları ölene kadar kullandığı, sağılığında kızlarına da inek ve petek verdiği, muris Hasan’ın sağlığında yapmış olduğu bu işlemlerin mal varlığının taksimine yönelik olduğu, 1 sıra numaralı tapu kaydının 167 ada 1 ve 175 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara, 2 sıra numaralı tapu kaydının da 178 ada 17 parsel sayılı taşınmaza uyduğu, tapuların geldi kayıtları incelendiğinde.

İbrahim oğlu ... payının satış yoluyla oğullarına geçtiği, en son tedavül ile ..., Murat ve İbrahim paylarının eşit olduğu, böylece her ne kadar tapuda satış gözükse de taşınmazların 1950 yılında ... tarafından erkek evlatlarına bağışlandığı, davalı ... tarafından muvazaa iddiası ileri sürülmüş ise de tapuda pay devrinin üzerinden tespit tarihine kadar 50 yıla aşkın zamanın geçtiği, taşınmazların ...... mirasçıları tarafından kullanıldığı göz önüne alındığında, muvazaa iddiasının değer ifade etmediği, kaldı ki miras hakkına karşılık, davalılara da menkul mallar verildiği, böylece davalıların dava konusu taşınmazlarda bir hakkının kalmadığı,

davacı ...'in kendi murisi dışında amcaları adına dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davacı ...'ın davasının kısmen kabulüne, müdahillerin davalarının kabulüne, çekişmeli 167 ada 1, 175 ada 1 ve 178 ada 17 parsel sayılı taşınmazların tespitinin iptali ile payları oranında İbrahim, ... ve ... mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır.

Mahkemece dava konusu taşınmazlara uyduğu kabul edilen davacı dayanağı 04.09.1984 tarih, 1 ve 2 sıra numaralı tapu kayıtlarının tesisinden itibaren tüm tedavülleri getirtilmemiş, başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği de araştırılmamıştır.

Mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerinden tapu kayıtlarının hudutları sorulmuş ise de; hudutlar soyut şekilde anlatılmış, 1 sıra numaralı tapu kaydının kuzeyinde okunan şahıs tarlasının çekişmeli 167 ada 1 ve 175 ada 1 parselin güneyinde, güneyde okunan şahıs tarlasının ise bu parsellerin kuzeyinde bulunduğu beyan edilmiş, fen bilirkişi raporunda anlatılan hudutlar gösterilmiş ise de beyanların doğruluğu tüm komşu parsel tutanak ve varsa dayanakları getirtilmek suretiyle denetlenmemiş, yine 2 sıra numaralı tapu kaydının kuzey,

güney ve batı hududunda okunan “dere” için 178 ada 17 parselin batısından aşağıya doğru nehir bulunduğu şimdi ormanın içinden aşağı doğru devam ettiği, doğusunda okunan “...” için doğuda bu kişiye ait arazilerin bulunduğu beyan edilmiş, fen bilirkişi raporuna ek krokide, belirtilen hudutlar işaretlenmediği gibi rapor içeriğinde de bu tapu kaydına ilişkin her hangi bir açıklamada bulunulmamış, mahkemece neye istinaden bu tapu kaydının 178 ada 17 parsel sayılı taşınmaza uyduğunun kabul edildiği anlaşılamamıştır.

Bu şekilde yetersiz mahalli bilirkişi, tespit bilirkişi beyanları ve denetime elverişsiz bilirkişi raporuna dayanılarak tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uyduğunun kabulü mümkün bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için; davacı dayanağı 04.09.1984 tarih, 1 ve 2 sıra numaralı tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte Tapu Arşiv Daire Başkanlığından getirtilerek dosya içerisine alınmalı, söz konusu kayıtların dava dışı başka parsellere revizyon görüp görmediği Tapu Müdürlüğü’nden sorulmalı, dava konusu taşınmazlara komşu tüm taşınmazların kadastro tespit tutanakları ile varsa tespite esas dayanak kayıtları getirtilmeli, akabinde çekişmeli taşınmazları iyi bilen, davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı yerel bilirkişiler,

tespit bilirkişilerinin tümü ve tarafların listelerinde yer alan tanıkları ile mahallinde yeniden keşif yapılarak, davacı dayanağı tapu kayıtları yerel bilirkişiler yardımı ile zemine uygulanmalı, yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerleri, düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, tapu kayıtlarının uyup uymadığı komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla da denetlenmeli, tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uyduğu tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edildiği takdirde,

dosya içerisinde bulunan tapuların iktisap sebebinden taşınmazların davacı tarafa kök muris Hasan Ardal’ın satışı ile geçtiği ve davalı ...’ın muvazaa iddiasında bulunduğu

göz önüne alınarak satışın muvazaalı olup olmadığı hususunda araştırma yapılmalı, tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uymadığı tespit edildiği takdirde ise, mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından kök muris ...’ın dava konusu taşınmazları oğulları İbrahim, ... ve ...’a sağlığında hibe edip etmediği, hibe ettiyse aynı zamanda zilyetliği devredip devretmediği,

taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin en evvelinden beri kim tarafından ne şekilde sürdürüldüğü sorulmalı, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, tapusuz taşınmazlarda mülkiyet naklinin ancak zilyetliğin devri suretiyle gerçekleşebileceği de dikkate alınarak toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.

Mahkemece belirtilen hususlar yerine getirilmeksizin eksik araştırma ile hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı ...’ın temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalıya iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

25.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/10345, K. 2017/3697, 25 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/10345
Karar No
2017/3697
Tarih
25 Mayıs 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/10346 K.2017/3047
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/10347 K.2017/3698
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/10348 K.2017/7152
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/10348 K.2017/4355
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2015/10349 K.2017/11784
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2015/10352 K.2017/10286

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.