KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/13836 E., 2020/2163 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2020
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamında belirtilen hususlar tam olarak yerine getirilmeden eksik inceleme ile davanın kabulüne dair hüküm kurulduğu belirtilerek. 27.06.2013 tarihli bozma ilamında belirtilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilip, sonrasında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 224 ada 124 parsel sayılı taşınmazın 15.03.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 9.500,46 metrekarelik bölümünün davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile, miras payları oranında Zeliha Kaygusuz mirasçıları olan davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Taşınmazın zilyetlikle kazanılabilmesi için, öncelikle zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olması, bundan sonra da 3402 sayılı Yasa'nın 14 ve 17. maddeleri uyarınca, emek ve para harcanmak suretiyle imar-ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi zorunludur.
Somut olayda; her ne kadar, ziraat bilirkişi kurulunca hazırlanan soyut içerikli raporda, çekişmeli taşınmaz bölümünün tarım arazisi olduğu ifade edilmiş ise de, aynı raporda taşınmaz bölümünün 8-10 yıldır işlenmediği, eğiminin yer yer % 50-55 civarında olduğu, üzerinde çok yıllık yabancı otların bulunduğu belirtilmiş olup, rapora ekli fotoğraflardan da, taşınmazın imar-ihyaya muhtaç yerlerden olduğu, taşınmaz bölümü üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyette bulunulmadığı, yer yer kayalık ve yoğun bir şekilde taşların bulunduğu ve bu haliyle taşınmazda imar-ihya işlemlerinin tamamlanmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/13836, K. 2020/2163, 24 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama