KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/15960 E., 2020/3093 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2020
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 175 ada 54 parsel sayılı 858.790,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kamu orta malı mera vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak, taşınmazın bir bölümüne ait tapu kaydının iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 175 ada 54 parsel sayılı taşınmazın 30.10.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile belirtilen bölümünün tapu kaydının iptali ile davacılar adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, kendi zilyetliklerinde bulunan taşınmazın, kadastro tespiti sırasında 175 ada 54 parsel sayılı taşınmazın içerisinde tespit ve tescilinin yapıldığını ileri sürerek, keşif mahallinde gösterecekleri bölümün tapu kaydının iptali ile adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde davacılar lehine zilyetlikle iktisap şartları oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Mahallinde yapılan 05.05.2014 tarihli keşifte dinlenen 2 yerel bilirkişi, 2 kadastro tespit bilirkişisi ile bir davacı tanığı tarafından, çekişmeli taşınmaz bölümünün evvelinde davacılar tarafından kullanıldığı, ancak 30-35 yıldır taşınmazın kullanılmadığı belirtilmiştir.
Terk, zilyedin, zilyetliğine son vermek üzere, eşyayı fiili hakimiyetinden devamlı olarak isteği ile çıkarmasıdır. Taşınmazın, terkin hukuki sonucu ise zilyetliğin kaybedilmesidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/15960, K. 2020/3093, 17 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama