KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/17051 E., 2020/221 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2020
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar, ... ve arkadaşları, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan ve 1967 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında, taşınmazın bulunduğu yörede kadastro çalışmalarının yapıldığı 1967 yılından, davanın açıldığı 13.03.2014 tarihine kadar geçen sürede makul sürenin aşıldığı, kadastro çalışmalarının yapılmasından 10 yıldan fazla bir süre geçtikten sonra açılan davanın makul süre içinde açılmadığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına ve davanın niteliğine uygun düşmemektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 36. maddesi uyarınca herkes, yargı mercileri önünde hak arama özgürlüğüne sahip olup, bu özgürlüğün en yaygın kullanılma şekli dava açma hakkıdır.
Yine Anayasamızın 13. maddesi uyarınca, "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir." 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde, kadastro sırasında haklarında tutanak düzenlenen taşınmazlar yönünden, kadastrodan önceki nedenlere dayanılarak dava açma hakkı 10 yıl ile sınırlanmış ise de, kadastro sırasında haklarında kadastro tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlar yönünden kadastrodan önceki nedenlere dayanılarak dava açma hakkını sınırlayan herhangi bir yasa hükmü bulunmamaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/17051, K. 2020/221, 5 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama