KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/4017 E., 2018/7219 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2018
- Dava türü
- TESCİL
Karar Metni
239 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacılar, .../... Köyü çalışma alanında bulunan ve ... sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın makul sürede açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece ... sırasında tespit harici bırakılan yer hakkında tespit öncesi neden için makul süreyi aştığı, tespit sonrası neden için ise dava tarihine kadar da 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına ve davanının niteliğine uygun düşmemektedir.
Davacılar, adlarına tescil edilen taşınmazların bir bölümünün tescil harici yol ve boşluk olarak bırakıldığı iddiasıyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak dava açmıştır. ... tutanağı düzenlenip kesinleşen yerlerde dahi 3402 sayılı ...
Kanunu'nun 12. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen on yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılabildiğine ve kanunda tescil harici bırakılan yerler hakkında ... öncesi sebeplere dayanarak dava açma hakkını sınırlayan bir süre de öngörülmediğine göre mahkemece tarafların bildirdikleri delillerin toplanarak çekişmeli taşınmazların başında yöntemince keşif yapılmak suretiyle işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacılar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/4017, K. 2018/7219, 29 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama