KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2017/4100 E., 2020/3004 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2020
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "dava konusu taşınmazlar başında yerel, teknik, harita ve fotogrametri, fotoğrafçı ve ziraat yüksek mühendisi bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulunun katılımıyla keşif yapılması, bilirkişiler ve tanıkların HUMK'nın 258. maddesi hükmü gereği davetiye ile çağrılarak, aynı Kanunun 259. maddesi uyarınca nizalı taşınmazlar başında dinlenilmeleri suretiyle, dava konusu taşınmazların öncesi itibariyle niteliği, taşınmazlarda imar-ihya çalışması yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa ne zaman başlanıldığı, nasıl yapıldığı,
hangi tarihte tamamlandığı ve zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü hususlarının kendilerinden sorulması; tescili istenen taşınmaz bölümlerine komşu parsellere ait kadastro tutanak ve ekleri ile bu parsellere revizyon gören dayanak tapu ve vergi kayıtlarının getirtilerek dava konusu taşınmazların yönünü ne olarak gösterdiklerinin belirlenmesi, memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre bu yerde en erken hangi tarihten itibaren ihya olgusunun tamamlanarak ve zilyetliğe başlanarak tarım arazisi olarak tasarruf edildiğinin saptanması,
harita vc fotogrametri mühendisinden bu hususta gerekçeli ve denetime elverişli, nizalı taşınmaz bölümünün hava fotoğrafı üzerindeki konumunu gösterir rapor ve kroki, ziraatçı uzman bilirkişiden gerekçeli, taşınmazın niteliğini belirtir ve komşu taşınmazlarla mukayeseli şekilde ayrıntılı rapor alınması, tescil konusu taşınmazların niteliğinin belirlenmesine esas olmak üzere dava konusu taşınmaz bölümlerini ve çevresini içine alan resimlerin HUMK'nın 366. maddesi hükmü uyarınca fotoğrafçı bilirkişi tarafından çekilip usulen onaylandıktan sonra dosya arasına konulması,
teknik bilirkişinin krokisi eklenerek dava konusu (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün paftada 196 nolu parsel dahilinde gösterilip, bilahare üstü çizilerek tespit dışı bırakılan yerlerden olduğu bildirildiğinden bu hususa ilişkin belgelerin ve nizalı taşınmaz bölümünün tapuya kayıtlı yerlerden olup olmadığının Kadastro ve Tapu Sicil Müdürlüklerinden sorularak tereddütsüz belirlenmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 06.05.2016 havale tarihli bilirkişi kurulu raporu ekinde bulunan koordinatlı krokide (B) harfi ile işaretli bulunan 40.934,64 metrekare büyüklüğündeki tescil harici taşınmazın davacı adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili, davalılar ... ve ... vekilleri ve Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2017/4100, K. 2020/3004, 14 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama