KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2018/2334 E., 2021/2493 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2021
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... İlçesi... Köyü çalışma alanında bulunan 161 ada 351 parsel sayılı 780.02 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasıyla, tapu iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde, davalı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Taşınmazın zilyetlikle kazanılabilmesi için, öncelikle zilyetlikle iktisabı mümkün yerlerden olması, bundan sonra da 3402 sayılı Yasa'nın 14 ve 17. maddeleri uyarınca, emek ve para harcanmak suretiyle imar-ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi zorunludur.
Somut olayda, mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarında, davalının taşınmaz üzerinde ekonomik amacına uygun zilyetliğinin bulunduğu bildirilmişse de, dosyaya sunulan ziraat bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın uzun yıllardır tarım arazisi olarak kullanılmadığının, çekişmeli taşınmaz üzerinde tek ve çok yıllık bozkır bitkilerinin bulunduğunun belirtildiği, öte yandan rapora ekli fotoğraflardan da, dava konusu taşınmaz üzerinde davalının herhangi bir kullanımının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2018/2334, K. 2021/2493, 22 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama