KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2018/239 E., 2021/1336 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2021
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 64 parsel sayılı 8.085.97 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ve satın alma nedeniyle, davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... ve ..., ayrı bir tapu kaydına, tapu dışı satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, tapu kaydının iptali ve taşınmazın murisleri ... mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmışlardır. Diğer mirasçılar açılan davaya muvafakat etmişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacıların dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uymadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak; davalının tutunduğu ve tespite esas alınan tapu kaydının miktarı 4.000 metrekare olup "hali ", sınırları itibari değişebilir ve genişletmeye elverişli sınırlar ihtiva ettiğinden, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20/C maddesi uyarınca miktarıyla geçerlidir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre de, davalının dayanağı tapu kaydının dava dışı 102 ada 82 sayılı 2756,72 metrekare yüzölçümlü taşınmaza da revizyon gördüğü, bu taşınmazın davalı adına kesinleştiği ve davalının bu taşınmaz da zilyet olduğu anlaşılmaktadır. Kaydın, revizyon gördüğü bu taşınmazın miktarı ve aradaki orman olan taşınmaz bölümünün miktarı dikkate alındığında dava konusu taşınmazı kapsaması mümkün bulunmamaktadır.
Davacıların dayandıkları tapu kaydı çekişmeli taşınmaza uymasa dahi davacıların ve davacıların murisi ... ’un kadastro tespit tarihine kadar eklemeli olarak 20 yıldan fazla süre ile zilyet olduğu ve halen mirasçılarının nizalı taşınmazı kullandıkları açık olduğundan, davacılar yararına 3402 sayılı Yasa'nın 14. maddesinde yer alan zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2018/239, K. 2021/1336, 17 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama