KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2015/12383 E., 2016/6064 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçla
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Tanık ...'ın beyanına göre konut dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi ile birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesinin tatbik edilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suçlardan, hapis cezası ile mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, "kendi altsoyu" üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, T.C.
Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/12383, K. 2016/6064, 25 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama