KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2016/741 E., 2016/3550 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın adli sicil kaydında, tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, hakkında aynı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın yakalandığı 12.12.2013 günü markete müşteri gibi girdiği, müşteki ...'ın ifadesinde; market sepetine maddi değeri daha yüksek olan traş bıçağı, bebek maması, sıvı sabun gibi malzemeler koyduğu, ancak 08.12.2013 günlü hırsızlık eylemi nedeni ile kamera görüntülerinden sanığı tanıdığından kendisini takip ettiğini anlayınca anılan eşyaları bıraktığı, nispeten daha ucuz olan gazete, su ve çorap parası ödeyerek marketten ayrılmaya çalıştığını beyan ettiği, sanığın savunmasında atılı suçlamayı kabul etmediği,
malzemeleri hırsızladığı sırada veya parayı ödemeden marketten ayrılırken yakalanması gibi bir durumun somut olayda söz konusu olmadığının anlaşılması karşısında; sanığın 12.12.2013 gününde müştekiye karşı hırsızlığa teşebbüs suçunu işlediğine dair kanıtların nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan, yazılı şekilde 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri uygulanarak cezada artırım yapılması,
Uygulamaya göre de;
2-5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanması sırasında özgürlüğü bağlayıcı cezanın “2 yıl 1 ay” yerine “1 yıl 13 ay” biçiminde belirlenmesi suretiyle hesap hatası yapılarak daha az cezaya hükmolunması,
3-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2016/741, K. 2016/3550, 16 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama