KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2016/9587 E., 2018/11253 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması gerektiği, hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği kabul edilen sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, önceki kararda TCK'nın 142/1-e, 168, 62. maddeleri uyarınca karar verildiği halde yazılı şekilde TCK'nın 142/1-b, 168,
62. maddeleri gereğince hapis cezası cezalandırılmasına karar verilmesi, netice ceza değişmediğinden ve Anayasa Mahkemesi'nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık için; mahkemenin 11/01/2012 tarihinde işlenen suç için 5271 sayılı CMK'nın 231/6-son cümlesi hükmü uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdiği ve bu kararın 26.09.2012 tarihinde kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesinden itibaren ve denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen ve kesinleşen mahkumiyet hükmü nedeniyle 19.12.2014 tarihinde hükmün açıklandığı; böylelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 26.09.2012 ila deneme süresi içinde ikinci suçu işlediği 04.02.2014 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2016/9587, K. 2018/11253, 26 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama