KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2007/3239 E., 2007/3212 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalı ...’un vadesi geçmiş ve kesinleşmiş borçlarını tecil ve taksitlendirmek için başvuruda bulunmuş olmasına rağmen borç taksitlerini zamanında ödememesi sonucu başlatılan haciz işlemleri sırasında kendisine ait Antalya, ... Mahallesi 269 ada 646 parselde kain meskeni dava dışı ...’e devrettiğinin onun da bu taşınmazı davalı ...’un boşandığı eşine sattığının belirlendiğini ve yapılan işlemlerin kamu alacağının tahsilini imkansız kılmaya yönelik olduğunu belirterek tasarrufların iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili vergi borcunun ödenmesi amacıyla yapılan başvuru sonucu tebliğ edilen ödeme planı çerçevesinde borcun ödendiğini, dava konusu edilen vergi borcunun tebliğ edilmediğini, tebliğ edilmiş olsaydı bu borcun da ödenmiş olacağını ileri sürerek davanın reddini talep etmişlerdir.
Diğer dava ... usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve cevap vermemiştir.
Mahkemece, 4811 sayılı yasadan yararlanmak için verilen dilekçe sonucu düzenlenen ödeme tablosunun davalı ...’a tebliğ edilmemiş olması nedeniyle vergi borcunun kesinleşmeyeceği ayrıca borcun belirlendiği tarihten önce tasarrufun gerçekleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6183 Sayılı Yasanın 24 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların 6183 Sayılı Yasanın 25.maddesine göre davalı borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişiler aleyhine açılması gerekir. Somut olayda taşınmazı borçludan doğrudan satın alan ... davada taraf gösterilmemiştir. Taraf teşkili davanın görülebilme koşullarından olup, re'sen nazara alınması gerekir. Bu durumda 3.kişi ...’in davaya katılması sağlanıp taraf teşkilinden sonra işin esasına girilip karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu yönün göz ardı edilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2007/3239, K. 2007/3212, 25 Ekim 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama