KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/3115 E., 2009/486 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
543 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalıların malik, zorunlu mali sorumluluk ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın, müvekkillerinin desteği ...’nin aracına tam kusurlu çarparak ölümüne neden olduğunu belirterek,
eş... için 15.000.00 YTL, çocukları... için 13.000.00 YTL, ... için 13.000.00 YTL ve ... için 9.000.00 YTL olmak üzere toplam 50.000.00 YTL manevi tazminatın sorumlu davalıdan, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla her bir müvekkili için 250.00 YTL olmak üzere toplam 1.000.00 YTL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketleri poliçe limitinden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile destek tazminatı talebini eş... için 39.498.87 YTL,
çocuk ... için 1.228.70 YTL, Adem için ise 118.67 YTL arttırarak toplam 40.846.24 YTL’na çıkarmıştır.
Davacılar vekili 24.05.2007 tarihli celsede, davalı ... hakkındaki davayı takip etmediklerini bildirmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, müvekkili şirket sorumluluğunun, gerçek zarar ve kusura göre 50.000.00 YTL poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davadan önce müvekkiline herhangi bir ihbarda bulunulmadığından kaza tarihinden itibaren temerrüt faizi istenemeyeceğini savunmuştur.
Davalı ... (İsviçre) Sigorta A.Ş. vekili, davacı talebi zorunlu mali sorumluk sigorta poliçesi teminat limitinde kaldığından, müvekkili şirketin ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesinden dolayı sorumluluğunun bulunmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ... hakandaki davanın takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına; talep edilen maddi tazminat zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında kaldığından, davalı ... (İsviçre) Sigorta A.Ş. yönünden davanın reddine; olayda davalı sürücüsü %75 oranında, davacı sürücüsü ise %25 oranında kusurlu olduğundan, davalı ... yönünden davanın kabulü ile, davacı ... için 39.748.87 YTL, ... için 1.478.70 YTL, Adem için 368.67 YTL maddi tazminatın bu davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Davacılar vekili dava ve ıslah dilekçelerinde, tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiştir. Davalı ...’nin davadan önce temerrüde düşürüldüğüne dair dosyada bilgi ve belge bulunmamaktadır. Mahkemece, dava dilekçesinde talep edilen destek tazminatı yönünden kabul edilen 750.00 YTL’lik kısım için dava tarihinden, ıslah ile arttırılan toplam 40.846.24 YTL için ise ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, yerel mahkeme hükmünün HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/3115, K. 2009/486, 9 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama