KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/3294 E., 2009/717 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 27.07.2001 tarihinde, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek, 1.850,00 YTL manevi tazminat ile, ıslah ile maddi tazminat talebini artırarak 1.250,00 YTL tedavi gideri, 1.125,00 YTL iyileşme döneminde uğradığı gelir kaybı ve 19.600,00 YTL daimi maluliyeti nedeni ile uğradığı gelir kaybının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili, cevap dilekçesiyle davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, müvekkilinin maddi tazminattan kanıtlanan gerçek zarar ile sorumlu olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde 3/8, davacının 5/8 oranında kusurlu olduğu, davacının kaza sonrasında %12.1 oranında bedensel güç kaybına uğradığı gerekçesi ile, bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulüne, 1.850,00 YTL manevi tazminatın, davalı ... ve ...’ten müteselsilen, toplam 6.870,73 YTL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve Adli Tıp Kurumu tarafından 24.08.2007 tarihinde düzenlenen daimi maluliyete ilişkin raporun davacının dayandığı 15.02.2006 tarihinde düzenlenen maluliyete ilişkin rapordan daha sonra düzenlenmiş olması ve raporda dosyadaki tüm tedavi belgeleri, sağlık raporları ve önceki maluliyet raporunun da değerlendirilmiş olması karşısında mahkemece hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/3294, K. 2009/717, 17 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama