KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/3406 E., 2008/5751 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemece aynı konuda açılmış başka bir dava ile bu davanın birleştirilmesine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını bu nedenle borçlunun sahibi olduğu taşınmazları diğer davalı kayınpederi ...’e satışına ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının aynı konuda açılmış bulunan başka bir dava ile işbu davanın birleştirilmesi istemine dayanarak birleştirme kararı verilmiş; ancak, birleşecek olan davanın karara çıkmış olmasından dolayı birleştirmenin yararı ve imkanı kalmadığı gerekçesi ile hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Davacı taraf dava dilekçesinde ve ilk oturumdan önce verdiği dilekçe ile bu dava ile irtibatı bulunan Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/118 esas sayılı davanın birleştirilmesini istemiş, anılan mahkemece verilen cevapta da birleştirmede bir sakınca bulunmadığı bildirilmiştir. Birleştirme kararının, usul ekonomisi ve iki davanın birbirini etkileyecek olması açısından önemi bulunmaktadır.
Nitekim bu dava konusu tasarrufların birleştirme kararı verilen dosyada dahi dava konusu edildiği anlaşılmaktadır. Ancak o dava karara çıktığından, söz konusu davanın kesinleşmiş olup olmamasına göre bir karar verilmesi gerekir. Bu nedenle hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/3406, K. 2008/5751, 25 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama