KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2008/3479 E., 2008/5038 K.·Islah Kasko Sigortası Kısmi Dava Zamanaşımı
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2008
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
2918 S. KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU [ Madde 109 ]
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 1299 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin maliki olduğu, davalıya kasko sigortalı aracın yaptığı tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, davalıya hasar ihbarında bulunulmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, şimdilik 2.000 YTL tazminatın kaza tarihinden işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Daha sonra davasını ıslah ederek 3.823 YTL'nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili cevabında, hasar miktarına ve faize itiraz ederek davanın reddini istemiş ve ıslah edilen kısım için zamanaşımı savunmasında bulunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre davanın kabulü ile 3.823 YTL tazminatın 16.11.2005 tarihinden işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Kısmi davada, sadece dava edilen kısım için zamanaşımı kesilir. Dava konusu edilmeyen kesim için zamanaşımı süresi işlemeye devam eder.
Somut olayda, trafik kazası 17.03.2005 tarihinde meydana gelmiş, kısmi davada 28.04.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile miktar artırılmıştır. Davalı, ıslah edilen kısımla ilgili olarak zamanaşımı savunmasında bulunmuştur. Olay tarihi ile ıslah dilekçesinin verildiği tarih arasında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/1. maddesinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi geçmiştir. Bu durumda, ıslah edilen bölüm yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Kabule göre de; ıslah dilekçesi ile arttırılan miktar için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetli değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/3479, K. 2008/5038, 3 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama