İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2008/3713 K.2009/255

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2008/3713Karar2009/255Tarih29 Ocak 2009Okuma6 dk · 1.173 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/3713 E., 2009/255 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Ocak 2009
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.173 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili davalılardan ... ...’a kendisine ait aracı bir kısmı peşin bir kısmı vadeli olarak sattığını ve kalan borcuna karşılık olarak çek aldığını, davalı borçlunun aracı kızına aldığını beyan ederek aracın satışı hususunda kendisinden vekaletname aldığını, daha sonra bu vekaletnameye istinaden aracı davalılardan ... ...’ye sattığını, ...’in de diğer davalı ... ...’ya sattığını, aracın karşılığı olarak verilen çekin karşılıksız çıkması nedeniyle icra takibi yaptığını; ancak, borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını, borçlu davalının alacaklılarından mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak bu işlemleri yaptığını öne sürere,k anlaşmalı satışların iptalini ve araç üzerinde cebri icra yapma yetkisi tanınmasını talep etmiştir.

Davalılardan ... ... kendisinin de borçlu ...’dan alacaklı olduğunu bu nedenle satış yetkisi kendisinde bulunan bu aracı aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... ..., aracı bir galeriden eski aracını vererek ve bir miktar da banka kredisi kullanarak satın aldığını, iyi niyetli olduğunu ve borçluyu tanımadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece son malik ...’ın iyi niyetli olduğu ve davacının iddiasını kanıtlayamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava İİK.nun 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bu tür iptal davalarında amaç, borçlu tarafından yapılan tasarrufların iptaline hükmettirmektir. Diğer bir anlatımla yapılan işlemde borçlunun işlemin tarafı olması gerekir. İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde hep ‘borçlunun tasarrufu’ nedeni ile gerçekleşecek iptalin koşulları hükme bağlanmıştır.

Somut olayda davalı borçlu ... ..., aracın satışına ilişkin 05.04.2005 tarihli sözleşmede doğrudan sözleşmenin tarafı olan satıcı veya alıcı konumunda olmayıp satıcı olan davacı ... ... vekili olarak, satışı yapan kişidir.

Bu nedenle alacaklı davacının vekili olarak borçlu davalı ...’ın yaptığı satış, İİK.nun 277 ve devamı maddeleri kapsamında tasarrufun iptaline konu olamayacağından mahkemece, farklı gerekçelerle de olsa davanın reddine karar verilmiş olması sonucu itibariyle doğru olup, karar yerindedir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, 60.00.TL temyiz başvuru harcının davacıdan alınmasına ve aşağıda dökümü yazılı 1.60.-TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 29.1.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Yerel Mahkemenin 21.4.2008 tarih 2005/352-2008/271 sayılı hükmün bozulması görüşünde olduğundan Dairenin 29.1.2009 gün 2008/3713-2009/255 sayılı ve sayın çoğunluğun değişik gerekçe ile onanması kararına karşıyım.

Davacı ... ...

Mersin'de ikamet ettiğini mülkiyeti kendisine ait olan ... plaka sayılı aracını Mersin'de marketçilik yapan davalı borçlu ... ...'a 10.000.YTL'si peşin 15.000.YTL'sı 15.7.2005'de ödenmek üzere çek alınarak satıldığını aracın teslim edildiğini, devir işlemlerini yapmak üzere 4.4.2005 tarihinde ve 15.7.2005 tarihine kadar geçerli olmak üzere (çek, keşide ödeme tarihi) oto satışı, özel vekaletname verdiğini ve davalı borçlununda hemen ertesi günü 05.04.2005 saat 09.00.'da davalı üçüncü kişi ... ...'ye satış yaptığını,

...'inde 6 gün sonra davalı ... ...'ya sattığını davalılardan ... ve ...'in Malatya nüfusuna kayıtlı olup davalı ...'ın ise Malatya'da görev yaptığını davalıların elbirliği ile hareket ederek, hile ile aracı kendisinden aldıklarını ve dolandırdıklarını bu olayla ilgili Cumhuriyet Savcılığında soruşturma başlatıldığını davalılar arasında muvazaalı olarak yapılan satış işleminin iptali ve aracı üzerinde cebri icra yapabilme yetkisi verilmesini talep etmiştir.

Davalılardan ... ve ...'in Malatya nüfusuna kayıtlı olduğu ...'ın ise Malatya'da hemşire olarak çalıştığı dosya içerisindeki nüfus kayıtları ve resmi belgelerden anlaşılmaktadır.

Davalı ... ...'ın yargılama aşamasında adresi tesbit edilememiş yapılan adres araştırmalarında marketçilik yaparken iflas ederek kaçtığı ve piyasaya borçlandığı, adresinin meçhul olduğu, tutuklandığı ve tahliye edildiği belirlenmiştir.

Araç alım satımı ile ilgili olarak davalılar ... ve ... hakkında Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/1386 Esas sayılı dosyasında dalandırıcılıktan dava açıldığı, halen derdest olduğu mahkemenin dosyayı getirterek duruşma tutanağına geçen incelemesinden görülmektedir.

Davalı ... ve ... savunmalarında BK.nun 18/2 maddesi uyarınca iyi niyetli üçüncü kişi olduklarını istikrarlı olarak ileri sürmüşlerdir.

Esasen mahkemece de davalı ...'ın iyiniyetli olduğu bu nedenle davanın reddedildiğini gerekçesinde göstermiştir.

Öncelikle bir davada olayları ileri sürme, davanın taraflarına, nitelendirmeyi yapma mahkemeye aittir. Yukarıda açıklanan iddia ve savunma, maddi olaylara bakıldığında dava BK.nun 18.maddesine dayalı muvazaa nedeniyle satış işleminin iptalidir. Aşağıda daha geniş açıklanacaktır.

Ancak, davalı ... ...'ın diğer davalı ... ...'ye yaptığı 5.4.2005 tarihli satış sözleşmesi incelendiğinde satış sözleşmesinin altında, davacı M....'nin imzasının olduğu görülmektedir. Sözleşmenin aslı getirtilerek sözleşmede davacı ... ...'nin imzasının bulunduğu anlaşılması halinde kendisinden sözleşmeye ne amaçla imza attığının sorularak satışa icazet verme amacıyla imzalandığının ortaya çıkması halinde davacının davayı açmakta hukuki yararı olup olmadığı tartışılmalıdır.

Diğer yandan ileri sürülüş, savunma, maddi olaylara göre dava BK.nun 18.maddesine dayalı araç satış işleminin iptali ve araç üzerinde cebri icra yapma yetkisi verilmesi istemini içermektedir.

Kural olarak üçüncü kişiler (olayımızda davacı) muvazaa nedeniyle hakları zarar gördüğü takdirde tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemin geçersizliğini ileri sürebilirler. Çünkü muvazaalı bir hukuki işlem ile üçüncü kişinin ızrar edilmesi ona karşı işlenmiş bir haksız eylem niteliğindedir.

Ancak, üçüncü kişilerin muvazaalı muamele (danışıklı işlem) ile haklarının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun muvazaalı işlemde bulunandan bir alacağının bulunması ve bu alacağın ödenmesini önlemek amacıyla muvazaalı muamele yapılması gerekir. Somut olayda da davacı ...'in çeke dayalı alacağının bulunduğu görülmektedir.

Bu borcun ödenmesini önlemek için dava dilekçesinde açıklanan şeklinde muvazaalı olarak araç satışını gerçekleştirildiği iddiasıyla bu dava açılmıştır. Davaya konu edilen satışın muvazaalı yapıldığı kanıtlandığı takdirde bu satışa konu edilen şeyden de alacağın tahsili için yararlanılabilecektir. Davacının bu davadaki amacı alacağını tahsil edebilmek için hukuki muamelenin kendisi yönünden geçersizliğini sağlamaktır. Davacının bu hakla ayni değil şahsi sonuç doğurur.

Davacının muvazaanın varlığını kanıtlaması durumunda İİK.nun 283.maddesi kısmen uygulanarak alacağını alabilmek için kendisine cebri icra yetkisi tanınır. Bu davanın amacıda budur. Bu yön üzerinde durulmalı ve özellikle davalılar ... ve ... hakkında Asliye Ceza Mahkemeninde dolandırıcılık suçlamasıyla devam eden yargılamanın sonucu beklenilmelidir. Mahkemece son malik ...'ın iyi niyetli aracı satın aldığı kabul edilerek davanın reddine karar vermiş olması doğru olmamıştır.

Mahkeme iddianın dayanağının İİK.nun 277.ve devamı maddeleri olduğunu kararında yazmasına karşın sözü edilen maddelerde tasarrufun iptali için gösterilen nedenlerle ilgili delilleri toplayıp tartışmamış gerekçesine son malik ...'ın iyi niyetli olduğunu yazmakla davayı BK.nun 18.madde hükmü çerçevesinde değerlendirdiğini ortaya koymuştur.

Şayet mahkeme İİK.nun 277 ve devamı maddeleri hükümleri çerçevesinde araştırma ve inceleme yapmış olsaydı satışa konu aracın tasarruf tarihlerindeki gerçek değerlerini tesbit etmesi davalı ...'in borçlu ...'dan alacağı olduğunu bunun karşılığı olarak aracı aldığı yolundaki savunmanın 279.maddesi sözü edilen mutad ödeme olup olmadığı yönünden de araştırma yapması gerekirdi.Ne varki, sayın çoğunluk borçlunun vekaleten yaptığı tasarrufların, iptal davasına konu edilemiyeceği görüşü ile mahkemenin davanın reddini yolundaki kararını gerekçesi değişik olarak doğru bulmuştur.

Kanımca, (Yukarıda açıklandığı biçimde satış sözleşmesinde davacının imzasının bulunma nedeni mahkemece araştırılacak) şekil olarak vekaleten yapılmış satış gibi görünse de, davacı ile davalı ... arasındaki alım-satım konusundaki iradi birlik ile sözleşmenin kurulmuş olması, aracın bedeli ile ilgili davalı ...'ın 15.7.2005 ödeme günlü 15.000.YTL'lik çek vermesi,

vekaletin oto satışı ilgili ve çek'in ödeme tarihi ile sınırlı olması menkul mal niteliğinde olan davaya konu aracın borçlu ...'a teslim edilmesi her ne kadar KTK.nun 20/d maddesi hükmüne göre araç satışlarının geçerli olabilmesi için noter satışının gerçekleşmiş olması halinin mutlak olarak her olayda uygulanmasının gerekmeyeceği, BK.nun 182.ve Medeni Kanunun menkul hükümlerindeki seylerin mülkiyetinin geçisine dair hükümleri ve somut olayın özelliğine göre davalı ...'ın hakimiyetine geçmiş aracı noter senedi ile davalı ...'e satış ile tasarrufun tamamlanmış alacağının kabulü gerekir.

Bu haliyle iptal davasınada konu olabilmelidir.

Bu nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulması görüşündeyim.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/3713, K. 2009/255, 29 Ocak 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. -k A R A R-
  4. Karşı Oy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/3713
Karar No
2009/255
Tarih
29 Ocak 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2008/3714 K.2009/284
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2008/3715 K.2009/239
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2008/3719 K.2009/160
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/3758 K.2008/8814
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/3760 K.2008/8829
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/3762 K.2008/8815

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.